Tıbbi uygulama hatası yani malpraktis, bir sağlık çalışanının teşhis, tedavi veya bakım sürecinde standart uygulamalardan sapması, bilgisizlik, deneyimsizlik veya ihmal sonucu hastaya zarar vermesi durumudur. Bu gibi durumlarda hastaların veya hasta yakınlarının yasal haklarını arayabilmeleri için iki temel yol bulunur: Ceza davası ve hukuk (tazminat) davası. Her iki dava türü, amaçları, süreçleri ve sonuçları bakımından birbirinden önemli ölçüde ayrılır.
Malpraktis: Ceza Davası ve Hukuk Davası Arasındaki Temel Farklar
Malpraktis iddiasıyla karşılaşıldığında hangi yola başvurulacağını anlamak için bu iki dava türü arasındaki temel farkları bilmek gerekir. Temel ayrım, davanın amacında yatar. Ceza davası, hekimin eyleminin suç teşkil edip etmediğini belirleyerek kamu adına bir ceza verilmesini hedeflerken; hukuk davası, hastanın uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesini, yani bir tazminat ödenmesini amaçlar.
Ceza Davasının Amacı ve Suç Tipleri
Ceza davasının amacı, tıbbi uygulama hatasının Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bir suç oluşturup oluşturmadığını tespit etmektir. Hekimin eylemi neticesinde hasta yaralanmış veya hayatını kaybetmişse, bu durum ceza hukukunun alanına girer. Bu davalar, doğrudan hekimin cezai sorumluluğuna odaklanır.
- Taksirle Yaralama: Hekimin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak hastanın sağlığının bozulmasına veya vücudunda acıya neden olması durumunda gündeme gelir. Bu suç, genellikle şikayete tabidir.
- Taksirle Ölüme Neden Olma: Hekimin mesleki kusuru, ihmali veya dikkatsizliği sonucu hastanın hayatını kaybetmesi halinde TCK m.85 uyarınca bu suç oluşur. Bu durumda savcılık, şikayet olmasa dahi re’sen soruşturma başlatabilir.
Ceza davasında yargılama sonucunda hekimin suçlu bulunması halinde, hapis cezası veya adli para cezası gibi yaptırımlarla karşılaşması mümkündür.
Hukuk Davasının (Tazminat Davası) Amacı ve Dayanağı
Hukuk davası, hastanın uğradığı zararın tazmin edilmesini hedefler. Bu dava, hekimin cezalandırılmasını değil, hastanın maddi ve manevi kayıplarının karşılanmasını amaçlar. Davanın hukuki dayanağı, hekim ile hasta arasındaki ilişkiye ve sağlık hizmetinin alındığı kuruma göre değişiklik gösterir.
- Sözleşmeye Aykırılık (Vekalet/Eser Sözleşmesi): Özel hastanelerde veya muayenehanelerde kurulan hekim-hasta ilişkisi, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında genellikle bir vekalet sözleşmesi olarak kabul edilir. Hekimin özen borcuna aykırı davranması, sözleşmeye aykırılık teşkil eder ve tazminat sorumluluğunu doğurur.
- Haksız Fiil: Hekimin kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemiyle hastaya zarar vermesi durumunda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğu gündeme gelir.
- İdarenin Hizmet Kusuru: Kamu hastanelerinde (devlet, üniversite) gerçekleşen tıbbi hatalarda, dava doğrudan hekime değil, ilgili kamu kurumuna (Sağlık Bakanlığı, Rektörlük) karşı açılır. Anayasa’nın 129/5. maddesi gereğince, memurun kusurundan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir. İdare, ödediği tazminatı kusurlu hekime rücu edebilir.
Şikayet Süresi ve Yargılama Usulü
Şikayet ve Dava Açma Süreleri (Zamanaşımı)
Hak kayıplarını önlemek adına dava açma sürelerine dikkat etmek kritik öneme sahiptir.
- Ceza Davası: Taksirle yaralama suçu genellikle şikayete bağlıdır ve şikayet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır. Taksirle ölüme neden olma gibi şikayete tabi olmayan suçlarda ise kanunda belirtilen dava zamanaşımı süreleri uygulanır.
- Hukuk Davası (Özel Sağlık Kuruluşları): Haksız fiile dayalı davalarda zamanaşımı, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde 10 yıldır. Ancak, eğer eylem aynı zamanda ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresine tabi bir suçu oluşturuyorsa, ceza davası zamanaşımı süresi uygulanır. Vekalet sözleşmesine dayalı davalarda ise zamanaşımı süresi genellikle 5 yıldır.
- Hukuk Davası (Kamu Hastaneleri): Kamu hastanelerine karşı açılacak tam yargı davalarından önce, zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her durumda 5 yıl içinde ilgili idareye başvurarak tazminat talep edilmesi zorunludur. İdarenin talebi reddetmesi veya cevap vermemesi üzerine 60 gün içinde İdare Mahkemesi’nde dava açılabilir.
Yargılama Süreci ve Görevli Mahkemeler
Yargılama süreçleri ve davaların görüleceği mahkemeler de farklılık gösterir.
- Ceza Davası: Şikayet üzerine veya re’sen savcılık tarafından soruşturma başlatılır. Yeterli şüphe oluşursa, hekim hakkında Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açılır.
- Hukuk Davası:
- Özel Hastane ve Bağımsız Hekimler: Bu durumlarda açılacak tazminat davalarında görevli mahkeme genellikle Tüketici Mahkemeleridir.
- Kamu Hastaneleri: Devlet veya üniversite hastanelerine karşı açılacak tazminat davaları (tam yargı davası) İdare Mahkemelerinde görülür.
Sonuç olarak, malpraktis iddiaları hem hastalar hem de hekimler için karmaşık ve zorlu hukuki süreçleri beraberinde getirebilir. Ceza davası ile hukuk davası arasındaki farkları bilmek, doğru hukuki adımları atabilmek ve hakları etkin bir şekilde savunabilmek adına temel bir gerekliliktir.

Anahtar Kelime : malpraktis davaları

