Malpraktis Ceza Davası Ve Hukuk Davası Farkı: Suç Tipleri, Şikayet Süresi Ve Yargılama İzmir

Malpraktis davası hasta hekim hukuku

Tıbbi uygulama hatası yani malpraktis, bir sağlık çalışanının standart uygulamadan sapması, bilgisizlik, deneyimsizlik veya ihmal sonucu hastaya zarar vermesidir. Bu durumda hasta veya yakınları için hem ceza hem de hukuk (tazminat) davası açma hakkı doğar. İzmir özelinde de sıkça karşılaşılan bu davalar, amaçları, sonuçları ve tabi oldukları usuller bakımından önemli farklılıklar gösterir. Bu yazıda, malpraktis nedeniyle açılan ceza ve hukuk davaları arasındaki temel farkları, suç tiplerini, şikayet sürelerini ve yargılama süreçlerini anlaşılır bir dille ele alacağız.

Malpraktis Davalarında Temel Ayrım: Ceza ve Hukuk Davası

Malpraktis iddiasıyla karşılaşıldığında başvurulabilecek iki temel hukuki yol bulunmaktadır. Bu yolların amaçları ve sonuçları birbirinden tamamen farklıdır.

  • Ceza Davası: Amacı, hatalı tıbbi müdahaleyi gerçekleştiren sağlık personelinin kusurlu eyleminin Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bir suç oluşturup oluşturmadığını tespit etmek ve eğer suç sabit görülürse kişiyi cezalandırmaktır. Burada odak nokta, kamu düzeninin korunması ve failin cezai sorumluluğudur.
  • Hukuk Davası (Tazminat Davası): Amacı ise, hatalı tıbbi uygulama nedeniyle hastanın uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesidir. Bu davada hekimin veya sağlık kurumunun bir ceza alması değil, hastanın yaşadığı mağduriyetin parasal olarak karşılanması hedeflenir.

Ceza Davasına Konu Olan Suç Tipleri

Tıbbi müdahale hataları ceza hukuku kapsamında genellikle “taksirle” işlenen suçlar kategorisinde değerlendirilir. Taksir, bir kimsenin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, öngörülebilir bir sonucu öngörmemesi durumudur. Bu kapsamda en sık karşılaşılan suç tipleri şunlardır:

  • Taksirle Yaralama (TCK m. 89): Hatalı tıbbi müdahale sonucunda hastanın sağlığının bozulması veya vücudunda bir zarar meydana gelmesi durumunda bu suç oluşur.
  • Taksirle Ölüme Neden Olma (TCK m. 85): Eğer yapılan tıbbi hata hastanın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanırsa, fiili gerçekleştiren sağlık personeli hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan dava açılır.

Hukuk Davasının Hukuki Dayanakları

Tazminat davaları, davanın açıldığı kuruma (özel veya kamu) ve hekim ile hasta arasındaki ilişkiye göre farklı hukuki temellere dayanabilir:

  • Sözleşmeye Aykırılık: Özel bir hastanede veya muayenehanede tedavi gören hasta ile hekim/hastane arasında bir “vekâlet” veya “eser” (estetik operasyonlar gibi) sözleşmesi kurulmuş sayılır. Yapılan hata bu sözleşmenin ihlali anlamına gelir.
  • Haksız Fiil: Hasta ile hekim arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi olmasa bile, hekimin hukuka aykırı ve kusurlu bir eylemiyle hastaya zarar vermesi haksız fiil sorumluluğunu doğurur.
  • Hizmet Kusuru: Kamu hastanelerinde (devlet, üniversite) yaşanan tıbbi hatalarda, devletin kamu hizmetini yürütürken bir kusuru olduğu kabul edilir. Bu durumda dava, doğrudan hekime değil, ilgili kamu idaresine (Sağlık Bakanlığı, Üniversite Rektörlüğü) karşı açılır.

Şikayet ve Dava Açma Süreleri (Zamanaşımı)

Malpraktis davalarında hak kaybı yaşamamak için şikayet ve dava açma sürelerine dikkat etmek kritik öneme sahiptir. Bu süreler, davanın ceza mı yoksa hukuk davası mı olduğuna ve hukuki dayanağına göre değişir.

Ceza Davasında Şikayet ve Zamanaşımı

  • Şikayet Süresi: Taksirle yaralama suçunun basit hali şikayete tabidir. Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunmalıdır. Ancak suçun nitelikli halleri (örneğin, kalıcı bir hasar oluşması) veya bilinçli taksir durumu şikayete tabi olmayıp, savcılık tarafından re’sen soruşturulur.
  • Dava Zamanaşımı: Taksirle yaralama suçlarında dava zamanaşımı süresi 8 yıl, taksirle ölüme neden olma suçunda ise 15 yıldır. Eğer eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa, hukuk davasında ceza davası için öngörülen daha uzun zamanaşımı süresi uygulanabilir.

Hukuk (Tazminat) Davasında Zamanaşımı

Tazminat davalarındaki zamanaşımı süreleri çeşitlilik gösterir:

  • Haksız Fiil: Zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl.
  • Sözleşmeye Aykırılık (Özel Hastaneler): Vekâlet sözleşmesine dayanan durumlarda zamanaşımı süresi genel olarak 5 yıldır.
  • Kamu Hastaneleri (İdari Dava): Zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde ilgili idareye başvurulmalı ve talebin reddedilmesi veya 30 gün içinde cevap verilmemesi üzerine 60 gün içinde İdare Mahkemesi’nde dava açılmalıdır.

İzmir’de Yargılama Süreci ve Görevli Mahkemeler

Malpraktis davalarının yargılama süreçleri ve görevli mahkemeler de davanın türüne göre farklılık arz eder.

  • Ceza Yargılaması: Şikayet üzerine veya re’sen savcılık tarafından soruşturma başlatılır. Kamu görevlisi hekimler için soruşturma izni alınması gerekirken, özelde çalışanlar için bu şart yoktur. Yargılama, suçun niteliğine göre Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi‘nde yapılır.
  • Hukuk Yargılaması:
    • Özel Hastane/Hekim: Özel sağlık kuruluşları ve hekimlere karşı açılacak tazminat davalarında görevli mahkeme genellikle Tüketici Mahkemesi‘dir.
    • Devlet/Üniversite Hastanesi: Kamu hastanelerine karşı açılacak hizmet kusuruna dayalı tam yargı davaları ise İdare Mahkemesi‘nde görülür.

İzmir’de malpraktis davaları, davanın türüne göre İzmir Adliyesi’ndeki ilgili Tüketici, Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemeleri’nde ya da İzmir Bölge İdare Mahkemesi’nde görülmektedir. Her iki dava türünde de yargılama sürecinin en önemli aşamasını, tıbbi hatanın olup olmadığını tespit edecek olan Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerden alınacak bilirkişi raporları oluşturur. Bu raporlar, mahkemenin kararını büyük ölçüde etkiler.

Malpraktis davası hasta hekim hukuku
Anahtar Kelime : malpraktis davalari

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız