Malpraktis Davası Avukatı: Nasıl Seçilir?
Sağlık hizmeti sunumunda hekimin ve sağlık kuruluşlarının özen yükümlülüğüne uygun hareket etmesi büyük önem taşır. Ancak bazı durumlarda, tıbbi özenin gösterilmemesiyle hastada zarar oluşabilir. Bu durumda hasta ve yakınları, Türk Borçlar Kanunu’na (6098 s. TBK m. 49) ve Sağlık Bakanlığı mevzuatına göre malpraktis davası açabilir. Malpraktis davalarında deneyimli ve sağlık hukuku alanında uzman bir avukat ile çalışmak, taraflar için sürecin daha sağlıklı yürütülmesini sağlar.
Malpraktis Davası Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
- Uzmanlık ve Deneyim: Sağlık hukuku, genel hukuk alanlarından farklı, kendine özgü bilgi ve deneyim gerektiren bir alandır. Avukatın daha önce malpraktis davaları ile ilgili tecrübesi olması, süreci etkili ve hızlı yürütmede büyük avantaj sunar.
- Güncel Mevzuat ve İçtihat Bilgisi: Sağlık hukuku, sürekli güncellenen mevzuat ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ışığında değerlendirilmelidir. Avukat, bu hukuki çerçeveyi yakından takip etmeli ve müvekkiline net bilgiler sunabilmelidir.
- İletişim Yeteneği: Sağlık hukuku davaları, teknik ve hassas tıbbi detaylar içerir. Avukatın bu hususları müvekkiline sade, anlaşılır bir dille aktarabilmesi çok önemlidir.
Malpraktis Davası Açma Süreci
Malpraktis davası açmak isteyen kişiler, öncelikle bir sağlık hukuku avukatına başvurmalı ve olayla ilgili tüm tıbbi belgeleri eksiksiz sunmalıdır. Avukat bu belgeleri inceleyerek muhtemel bir tıbbi hata olup olmadığını değerlendirir. Ardından:
- Hastanın zararının boyutu ve nedenleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılır.
- Davacı taraf, zarar ve kusur arasındaki illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu noktada taraflardan güçlü delil sunması beklenir.
- Tüm süreç, mahkemeler ve gerektiğinde uzman bilirkişiler aracılığıyla objektif delillerle değerlendirilir.
Malpraktis Davasında Avukat Ücretleri
Avukatlık ücretleri, Türkiye Barolar Birliği’nin yayınladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne ve ayrıca taraflarca yapılan avukatlık sözleşmesine göre belirlenir. Malpraktis davaları, çoğunlukla karmaşık ve uzun süren dosyalar olduğu için ücretler de buna göre değişiklik gösterebilir. Ücret belirlenirken, dosyanın kapsamı, tıbbi hata iddiasının niteliği ve süreçteki bilirkişi raporlarının sayısı gibi kriterler esas alınır.
Sık Sorulan Sorular
- Malpraktis davası ne kadar sürer?
Her davanın süresi, olayın kapsamına ve bilirkişi incelemelerinin yoğunluğuna göre değişmekle birlikte, bu tür davalar genellikle birkaç yıl sürebilir. Dosyanın hızlı sonuçlanmasında avukatın deneyimi ve hazırlık seviyesi belirleyici olabilir.
- Malpraktis davası kimlere karşı açılır?
Malpraktis davası, ilgili sağlık çalışanına (ör. hekim) karşı veya sağlık kuruluşuna karşı açılabilir. İdari yöndeki bir hata söz konusuysa, idare mahkemelerinde tam yargı davası gündeme gelebilir.
- Hangi belgeler gereklidir?
Tıbbi müdahale öncesine ve sonrasına dair tüm epikriz raporları, reçeteler, ameliyat notları ve hastalığa ilişkin diğer tıbbi kayıtlar gereklidir. Avukat, bu belgeler üzerinden gerekli hukuki değerlendirmeyi yapacaktır.
Sonuç
Malpraktis davalarında tarafların hak kaybına uğramaması için hem sağlık hukukunda uzman bir avukat seçimi hem de sürecin dikkatli yönetilmesi gereklidir. Yasal hakların tam ve etkin biçimde korunabilmesi için, süreç boyunca güncel mevzuat ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ışığında hareket edilmesi büyük önem taşır.

Anahtar Kelime : malpraktis davası avukatı

