Özel Diş Muayenehanesinde Yanlış Teşhis Konulması Hâlinde Hastanın Hakları

Dişçi koltuğunda hasta ve doktor diş hekimi yanlış teşhis

Özel Diş Muayenehanesinde Yanlış Teşhis ve Hukuki Niteliği

Ağız ve diş sağlığı tedavileri, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ve tıbbi müdahale sınırları içerisinde yer alan süreçlerdir. Özel bir diş muayenehanesine başvuran hasta ile diş hekimi arasında kurulan ilişki, hukuki niteliği itibarıyla bir sözleşmeye dayanır. Yapılacak tedavinin niteliğine göre bu ilişki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında genellikle bir vekalet sözleşmesi veya protez, implant gibi uygulamalarda eser sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Diş hekiminin en temel yükümlülüğü ise tıp biliminin güncel kurallarına uygun olarak doğru teşhisi koymak ve gerekli tedaviyi özenle yürütmektir.

Yanlış teşhis (tıbbi malpraktis), diş hekiminin gerekli özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranarak hastanın mevcut durumunu hatalı değerlendirmesi, var olan bir rahatsızlığı teşhis edememesi veya olmayan bir hastalığa yönelik yanlış tedavi uygulamasıdır. Bu durum, hastanın sağlığının daha da bozulmasına, maddi kayıplara uğramasına ve ciddi bir manevi yıpranmaya yol açmaktadır.

Diş Hekiminin Özen Borcu ve Yasal Dayanaklar

Diş hekimleri, mesleki faaliyetlerini icra ederken yüksek düzeyde dikkat ve özen göstermekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün temel yasal dayanağı TBK m. 506 hükmünde düzenlenen vekilin özen borcudur. Kanun maddesi uyarınca vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmek zorundadır. Diş hekiminin mesleki kusuru, hafif dahi olsa sorumluluğunu gerektirir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, diş hekiminin sorumluluğu belirlenirken, aynı branştaki ortalama ve uzman bir hekimin göstermesi gereken mesleki özen kriter alınmaktadır. Teşhis aşamasında gerekli klinik muayenenin tam yapılmaması, radyolojik tetkiklerin (panoromik röntgen, tomografi vb.) eksik veya hatalı değerlendirilmesi ya da hastanın anamnezinin (sağlık geçmişi) düzgün sorgulanmaması hekimin özen borcuna açık bir aykırılık oluşturmaktadır.

Yanlış Teşhis Durumunda Hastanın Hakları Nelerdir?

Özel bir diş muayenehanesinde yanlış teşhis konulması sebebiyle zarar gören hastaların kanunlarımız çerçevesinde talep edebileceği çeşitli haklar ve hukuki tazmin yolları bulunmaktadır. Bu haklar şu şekilde sıralanabilir:

  • Maddi Tazminat Talebi: Yanlış teşhis ve buna bağlı olarak gerçekleştirilen hatalı tedaviler neticesinde hastanın yapmak zorunda kaldığı ek tedavi masrafları, yeni ilaç giderleri, hatalı tedavi nedeniyle çalışamadığı günlerde uğradığı kazanç kaybı ve her türlü doğrudan maddi zarar TBK m. 112 genel hükmü çerçevesinde diş hekiminden ve bağlı olduğu klinikten talep edilebilir.
  • Manevi Tazminat Talebi: Hatalı teşhis nedeniyle hastanın duyduğu fiziksel acı, elem, keder ve psikolojik yıkım için uygun miktarda bir manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur.
  • Sözleşmeden Dönme ve Bedel İadesi: Hatalı teşhis sonucunda uygulanan tedavinin tamamen başarısız veya işlevsiz kalması halinde, hasta sözleşmeden dönerek diş hekimine ödediği tedavi ücretinin iadesini talep edebilir.
  • Ayıplı Hizmet Kapsamında Haklar: Özel diş kliniklerinde sunulan sağlık hizmetleri, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında “ayıplı hizmet” niteliğindedir. Bu çerçevede tüketici konumundaki hasta; hizmetin yeniden görülmesi, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini kullanabilir.

Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı Süreleri

Özel diş muayenehaneleri, özel poliklinikler veya özel hastanelere karşı açılacak tazminat davalarında, taraflar arasındaki hukuki ilişki tüketici işlemi niteliğinde olduğundan görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir. Ancak dava açılmadan önce, ilgili kanun gereği arabuluculuk sürecinin tüketici uyuşmazlıklarında bir dava şartı olduğu unutulmamalıdır.

Sözleşmeye aykırılık temeline dayanan tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi, Türk Borçlar Kanunu uyarınca genel olarak 5 yıllık süreye tabidir. Bununla birlikte, yanlış teşhis ve hatalı tedavi aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç (örneğin taksirle yaralama) teşkil ediyorsa, daha uzun olan ceza zamanaşımı süreleri de uygulanabilmektedir.

Sonuç

Diş muayenehanesinde yaşanan yanlış teşhis vakalarında hastaların hak kaybına uğramaması adına; uygulanan tüm tanı ve tedavi yöntemlerine dair evrakları, röntgen filmlerini, epikriz raporlarını ve ödeme belgelerini eksiksiz şekilde temin etmesi gerekmektedir. Sürecin teknik ve hukuki boyutu dikkate alındığında, hak arama sürecinin bir sağlık hukuku uzmanı rehberliğinde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

Dişçi koltuğunda hasta ve doktor
Anahtar Kelime : diş hekimi yanlış teşhis

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız