Özel sağlık sigortası, beklenmedik sağlık sorunlarına karşı finansal bir güvence sunarken, sigorta poliçesinin kapsamı ve şartları, sigortalı ve sigorta şirketi arasında en sık uyuşmazlık yaşanan alanlardan biridir. Bu uyuşmazlıkların başında ise “geçmişten gelen hastalıklar” nedeniyle tedavi taleplerinin reddedilmesi yer almaktadır. Bu durum, hem hastalar hem de hekimler için hukuki ve etik soruları beraberinde getirmektedir.
Geçmişten Gelen Hastalık Kavramı ve Hukuki Dayanağı
Geçmişten gelen hastalık (mevcut veya pre-existing condition), sigorta poliçesi başlangıç tarihinden önce var olan, teşhisi konulmuş veya belirtileri ortaya çıkmış rahatsızlıkları ifade eder. Sigorta şirketleri, sigortacılık tekniği gereği, poliçe başlangıcından önce mevcut olan hastalıkları genellikle teminat kapsamı dışında bırakır. Bu uygulamanın temel hukuki dayanağı, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen sigorta ettirenin “sözleşme öncesi beyan yükümlülüğü”dür.
Sigorta ettiren, yani sigortayı yaptıran kişi, sigorta sözleşmesini imzalarken sağlık durumuyla ilgili bildiği tüm önemli hususları sigorta şirketine doğru ve eksiksiz bir şekilde bildirmekle yükümlüdür. Bu beyan, sigorta şirketinin riski değerlendirmesi, primi belirlemesi ve sözleşmeyi yapıp yapmama kararını vermesi için esastır. Sağlık Sigortası Genel Şartları da sigorta ettirenin bu yükümlülüğünü açıkça düzenlemektedir.
Beyan Yükümlülüğünün İhlali ve Sonuçları
Sigortalının, poliçe öncesi var olan bir hastalığını kasıtlı olarak veya ihmal ederek bildirmemesi durumunda, beyan yükümlülüğünü ihlal etmiş sayılır. Böyle bir durumda sigorta şirketi, rizikonun gerçekleşmesi, yani hastalığa ilişkin bir tedavi ihtiyacı doğması halinde, kanundan doğan bazı haklara sahip olur:
- Sözleşmeden Cayma: Sigorta şirketi, beyan yükümlülüğünün ihlalini öğrendiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde sözleşmeden cayabilir.
- Prim Farkı Talep Etme: Sigortacı, durumu bilseydi daha yüksek primle kabul edeceği bir risk söz konusu ise, prim farkı talep edebilir.
- Tazminat Ödememe: En önemlisi, sigortacı, beyan edilmeyen geçmişten gelen hastalık ile ortaya çıkan tedavi masrafları arasında bir illiyet (nedensellik) bağı varsa, tedavi giderlerini karşılamayı reddedebilir.
Yargıtay’ın Yaklaşımı ve Sigortalının Hakları
Uygulamada, sigorta şirketlerinin geçmişten gelen hastalık kavramını çok geniş yorumlayarak sigortalıları mağdur edebildiği durumlar gözlemlenmektedir. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, bu konuda sigortalı lehine bazı koruyucu prensipler geliştirmiştir. Yüksek Mahkeme, sigorta şirketlerinin bu maddeyi dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanmasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
İlliyet Bağı Aranması: Yargıtay kararlarında, sigorta şirketinin ödemeyi reddedebilmesi için beyan edilmeyen mevcut hastalık ile talep edilen tedavi arasında doğrudan bir tıbbi nedensellik bağının bulunması gerektiği vurgulanmaktadır. Sadece genetik bir yatkınlığın veya ilgisiz bir eski rahatsızlığın, yeni teşhis edilen bir hastalığın reddi için gerekçe olamayacağı kabul edilmektedir.
Sigortacının Araştırma Yükümlülüğü: Sigortalı beyanda bulunmuş ve sigorta şirketi, sözleşmeyi yapmadan önce kendi hekimlerine muayene ettirme veya ek tetkik isteme gibi haklarını kullanmamışsa, daha sonra ortaya çıkan bir durumu kötü niyetli olarak geçmişe bağlayarak sorumluluktan kaçınamaz. Sigortacının da basiretli bir tacir gibi davranarak riski doğru değerlendirmek için makul bir araştırma yapması beklenir.
Uyuşmazlık Halinde İzlenecek Yol
Özel sağlık sigortası kapsamında “geçmişten gelen hastalık” iddiasıyla tedavi talebiniz reddedildiğinde, hukuki haklarınızı aramanız mümkündür. Süreç genellikle aşağıdaki adımları içerir:
- Sigorta Tahkim Komisyonu’na Başvuru: Tüketici mahkemelerine göre daha hızlı ve daha az masraflı bir çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir. Komisyonun hakem kararları, belirli bir miktara kadar mahkeme kararı niteliğindedir.
- Tüketici Mahkemesinde Dava Açma: Özel sağlık sigortası sözleşmeleri, bir tüketici işlemi olduğundan, uyuşmazlık halinde görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.
Önemli Not: Bu süreçte, hastalığınızın poliçe başlangıcından sonra ortaya çıktığını veya geçmişteki rahatsızlıkla mevcut tedavi arasında bir bağlantı olmadığını kanıtlayan detaylı tıbbi raporlar, uzman hekim görüşleri ve diğer tüm belgeler davanın seyri için kritik öneme sahiptir.

Anahtar Kelime : geçmişten gelen hastalık reddi

