Sağlık alanında yaşanan uyuşmazlıklar, hem hastalar hem de sağlık profesyonelleri için zorlu ve yıpratıcı süreçlere neden olabilmektedir. Tıbbi uygulama hatası (malpraktis) iddiaları, aydınlatma eksikliği veya tedavi sürecindeki diğer anlaşmazlıklar, tarafları uzun ve masraflı yargılamalara yönlendirebilmektedir. İşte bu noktada, son yıllarda hukuk sistemimizde önemli bir yer edinen arabuluculuk kurumu, taraflara daha hızlı, ekonomik ve barışçıl bir çözüm yolu sunmaktadır.
Sağlık Hukukunda Arabuluculuk Bir “Dava Şartı” mıdır?
Sağlık hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı, uyuşmazlığın niteliğine ve taraflarına göre değişmektedir. Özellikle 28 Temmuz 2020 tarihinden itibaren tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuğun zorunlu hale getirilmesi, sağlık hukukunu doğrudan etkilemiştir. Çünkü özel hastane, tıp merkezi, poliklinik veya özel muayenehanede sunulan sağlık hizmetleri, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere “tüketici işlemi” sayılmaktadır.
Bu doğrultuda, özel sağlık kuruluşlarından alınan hizmetlere ilişkin tıbbi uygulama hatalarından (malpraktis) kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak bir dava şartı, yani zorunluluktur. Arabuluculuğa başvurulmadan açılan bu tür davalar, mahkeme tarafından usulden reddedilecektir.
Hangi Durumlar Dava Şartı Kapsamında Değildir?
Arabuluculuğun dava şartı olmadığı durumlar da mevcuttur. Uyuşmazlığın tarafı bir kamu hastanesi veya üniversite hastanesi ise, bu durum genellikle idari yargının görev alanına girer. İdari yargıda görülecek tam yargı davaları için arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, taraflar bu durumlarda da dilerlerse ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurarak anlaşma zemini arayabilirler.
Arabuluculuk Süreci İzmir’de Nasıl İşler?
Sağlık hukukundan kaynaklanan bir uyuşmazlıkta arabuluculuk sürecini başlatmak oldukça basittir. Süreç genel hatlarıyla şu şekilde ilerler:
- Başvuru: Başvuran taraf, uyuşmazlığın konusunu ve karşı taraf bilgilerini içeren bir dilekçe ile İzmir Adliyesi Arabuluculuk Bürosu’na başvurur. Başvuru, adliyeye gitmeden UYAP Vatandaş Portalı üzerinden de yapılabilmektedir.
- Arabulucu Görevlendirilmesi: Büro, Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı uzman arabulucular listesinden bir arabulucuyu dosyaya atar. Özellikle sağlık hukuku uyuşmazlıkları için bu alanda özel uzmanlık eğitimi almış arabulucular görevlendirilmektedir.
- İlk Toplantı ve Müzakere: Arabulucu, taraflarla iletişime geçerek onları ilk toplantıya davet eder. Bu toplantıda arabuluculuğun temel ilkeleri, süreci ve gizlilik gibi konular hakkında bilgi verir. Taraflar, arabulucu yönetiminde iddia ve taleplerini dile getirir ve müzakerelere başlarlar.
- Süreç Yönetimi: Arabulucu, tarafsız bir şekilde iletişimi kolaylaştırır, özel görüşmeler yapabilir ve tarafların birbirini anlamasına yardımcı olarak ortak bir çözüm bulmalarını teşvik eder.
Arabuluculuğun Avantajları Nelerdir?
Sağlık hukuku gibi hassas konular içeren uyuşmazlıklarda arabuluculuğun birçok avantajı bulunmaktadır:
- Hızlı ve Ekonomik: Mahkeme süreçlerine göre çok daha kısa sürede ve daha az masrafla sonuçlanır.
- Gizlilik: Süreç tamamen gizlidir. Bu durum, hem hastanın mahremiyetinin hem de hekimin ve kurumun itibarının korunmasına yardımcı olur.
- Kontrol Taraflarda: Sürecin kontrolü tamamen taraflardadır ve kendi çözümlerini kendileri üretirler.
- İlişkilerin Korunması: Yargılamanın yıpratıcı etkisinden uzak, uzlaşmacı bir ortam sunarak hasta ve hekim arasındaki güven ilişkisinin daha fazla zedelenmesini önleyebilir.
Anlaşma ve Anlaşamama Durumları
Arabuluculuk müzakereleri sonunda taraflar bir çözüme ulaşırsa, bu durum bir “Anlaşma Belgesi” ile kayıt altına alınır. Taraflar ve arabulucu tarafından imzalanan bu belge, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca mahkeme kararı (ilam) niteliğinde sayılır. Bu, belgedeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde doğrudan icra takibi yapılabileceği anlamına gelir. Eğer taraflar ve avukatları da belgeyi birlikte imzalarsa, ayrıca bir mahkeme şerhine gerek kalmaksızın ilam niteliği kazanır.
Tarafların anlaşmaya varamaması halinde ise “Anlaşamama Son Tutanağı” düzenlenir. Bu tutanak ile dava şartı olan arabuluculuk süreci tamamlanmış olur. Davacı, bu tutanağı dava dilekçesine ekleyerek görevli ve yetkili mahkemede davasını açabilir.

Anahtar Kelime : sağlık hukuku arabuluculuk

