Sinüs Lifting (Sinüs Yükseltme) Nedir ve Hukuki Boyutu Neden Önemlidir?
Sinüs lifting işlemi, üst çene arka bölgedeki kemik yetersizliklerinde implant uygulamasını mümkün kılmak amacıyla sinüs membranının (Schneider membranı) yukarı kaldırılarak kemik grefti yerleştirilmesi işlemidir. Cerrahi bir müdahale olan bu işlem, anatomik yakınlıklar ve operasyonun hassasiyeti nedeniyle birtakım riskler barındırır. Sinüs membranının yırtılması, enfeksiyon, greftin kaynamaması veya sinüzit gibi durumlar bu operasyonun ardından gelişebilecek başlıca komplikasyonlar arasındadır. Ancak tıbbi bir riskin gerçekleşmesi, her zaman hekimin hukuki sorumluluğunu doğurmaz. Bu noktada “komplikasyon” ve “tıbbi uygulama hatası (malpraktis)” ayrımının doğru yapılması hukuki açıdan büyük önem arz etmektedir.
Sözleşmesel İlişkinin Niteliği: Vekalet mi, Eser Sözleşmesi mi?
Diş hekimi ile hasta arasındaki hukuki ilişki, Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında değerlendirilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, genel diş tedavilerinde ve cerrahi hazırlık aşamalarında taraflar arasındaki ilişki genellikle vekalet sözleşmesi (TBK m. 502 vd.) kapsamında kabul edilir. Diş hekimi, hastayı tedavi etmek için gerekli özeni göstermekle yükümlüdür ancak kesin bir sonuç (başarı) garanti etmez. Diğer taraftan, implant uygulaması veya protez gibi doğrudan bir “eser” meydana getirme amacı taşıyan işlemlerde ise Yargıtay, ilişkinin eser sözleşmesi (TBK m. 470 vd.) hükümlerine tabi olduğunu kabul etmektedir. Sinüs lifting işlemi, genellikle implant tedavisinin ön hazırlığı niteliğinde bir cerrahi müdahale olduğundan, hekimin özen borcunun sınırları ve yükümlülükleri uyuşmazlığın niteliğine göre bu iki sözleşme türünün ilkeleri çerçevesinde belirlenir.
Hekimin Özen Borcu ve Komplikasyon Yönetimi
Türk Borçlar Kanunu’nun 506. maddesi uyarınca vekil, vekalet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlü olup, işçi gibi özenle davranmalıdır. Diş hekiminin özen borcu, tıp biliminin güncel kurallarına, mesleki standartlara ve hastanın somut durumuna uygun tedavi uygulamayı gerektirir. Komplikasyon, tıbbi kurallara tamamen uyulmuş olmasına rağmen önlenemeyen ve göze alınan olumsuz sonuçlardır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bir komplikasyonun meydana gelmesi tek başına hekimi kusurlu kılmaz. Ancak hekimin hukuki sorumluluktan kurtulabilmesi için şu iki şartı yerine getirmesi gerekir:
- Gereken Özenin Gösterilmesi: Operasyon öncesi planlamanın (panoromik röntgen, tomografi analizi) eksiksiz yapılmış olması şarttır.
- Komplikasyonun Yönetilmesi: Komplikasyon ortaya çıktıktan sonra hekimin durumu zamanında fark etmesi ve gerekli tıbbi müdahaleyi (örneğin yırtılan membranın dikilmesi veya operasyonun ertelenmesi) standartlara uygun şekilde yapması gerekir.
Eğer bir komplikasyon zamanında fark edilmez veya fark edilmesine rağmen tıbbi standartlara uygun şekilde yönetilmezse, bu durum artık “komplikasyon” olmaktan çıkarak “malpraktis” (tıbbi uygulama hatası) niteliği kazanır.
Aydınlatılmış Onamın Hukuki Değeri
Anayasa’nın 17. maddesi ve Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca, hastanın vücut bütünlüğüne yapılacak her türlü tıbbi müdahale rızaya dayalı olmalıdır. Bu rızanın geçerli olabilmesi için hastanın, işlemin riskleri hakkında önceden ve detaylıca bilgilendirilmesi (aydınlatılmış onam) yasal bir zorunluluktur. Sinüs lifting işlemi öncesinde hastaya;
- Sinüs membranının yırtılabileceği,
- Greft enfeksiyonu riskinin bulunduğu,
- İşlemin başarısız olması durumunda ek cerrahi işlemler gerekebileceği,
gibi spesifik riskler açıkça anlatılmalı ve yazılı onay alınmalıdır. Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere, aydınlatılmış onamın usulüne uygun şekilde alındığının ispat yükü hekime aittir. Yeterli bilgilendirme yapılmadan gerçekleştirilen müdahalelerde komplikasyon gelişirse, hekim tıbbi açıdan kusursuz olsa dahi, aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği için hukuken sorumlu tutulabilir.
Hukuki Sorumluluğun Sonuçları ve Tazminat İstemi
Hekimin veya sağlık kuruluşunun kusurlu eylemi sonucunda hastanın zarara uğraması halinde, Türk Borçlar Kanunu hükümleri dairesinde maddi ve manevi tazminat davası ikame edilebilir. TBK m. 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğu veya TBK m. 112 kapsamında sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle açılacak bu davalarda; tedavi masrafları, iş gücü kaybı gibi unsurlar maddi tazminatın; çekilen acı, elem ve keder ise manevi tazminatın konusunu oluşturur. Mahkemeler, komplikasyonun yönetiminde bir kusur olup olmadığını ve hekimin özen borcuna aykırı davranıp davranmadığını tespit etmek amacıyla Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin ilgili anabilim dallarından akademik bilirkişi heyeti raporu alarak karar vermektedir.
Sonuç ve Değerlendirme
Sinüs lifting operasyonu sonrasında meydana gelen komplikasyonlarda hukuki sorumluluk; hekimin teşhis, tedavi ve operasyon sonrası süreçteki özen derecesine ve aydınlatılmış onam yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğine göre belirlenir. Diş hekimlerinin cezai ve hukuki tazminat davaları ile karşılaşmamak adına hasta kayıtlarını titizlikle tutmaları, detaylı onam formları kullanmaları ve her aşamada tıbbi standartlara bağlı kalmaları kritik önem taşır. Hastalar ise hak kaybına uğramamak adına süreç boyunca yapılan işlemleri ve onam süreçlerini yakından takip etmelidir.

Anahtar Kelime : sinus lifting komplikasyon

