Şizofreni Hastasının Ceza Hukuku ve Medeni Hukukta Yeri
Şizofreni, bireyin düşünce, duygu ve davranışlarında önemli değişikliklere neden olan ciddi bir ruhsal rahatsızlıktır. Bu durum, kişinin hukuki ve cezai sorumluluğu açısından özel düzenlemeleri beraberinde getirir. Türk hukuk sistemi, şizofreni hastalarının işlediği suçlar karşısında hem toplum güvenliğini hem de hasta bireyin tedavi ve rehabilitasyon hakkını gözeten bir yaklaşım benimsemektedir.
Ceza Hukuku Perspektifinden Şizofreni ve Cezai Ehliyet
Ceza hukukunun temel prensiplerinden biri “kusur ilkesi”dir. Bir fiilin suç sayılabilmesi ve kişiye ceza verilebilmesi için, kişinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme (algılama yeteneği) ve davranışlarını bu algıya göre yönlendirebilme (irade yeteneği) yeteneğine sahip olması gerekir. Türk Ceza Kanunu (TCK), akıl hastalığının bu yetenekler üzerindeki etkisini dikkate alır.
- Tam Akıl Hastalığı ve Ceza Sorumsuzluğu: TCK’nın 32. maddesine göre, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Bu durumdaki şizofreni hastaları için mahkeme, ceza yerine güvenlik tedbirlerine hükmeder.
- Azalmış Yetenek ve Ceza İndirimi: Eğer akıl hastalığı, kişinin davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen ortadan kaldırmamış ancak azaltmışsa, kanun cezada indirim yapılmasını öngörür. Mahkeme, bu durumda indirimin yanı sıra verilen cezanın, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına da karar verebilir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir sanığın cezai ehliyetinin tespiti için tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan alınacak, uzman hekimleri içeren bir sağlık kurulu raporu esastır. Tek hekim raporu bu konuda yeterli görülmemektedir. Raporlarda çelişki olması halinde ise Adli Tıp Kurumu’ndan nihai bir rapor alınması yoluna gidilir.
Güvenlik Tedbirleri: Koruma ve Tedavi
Cezai ehliyeti olmadığı tespit edilen şizofreni hastaları hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 57. maddesi uyarınca “akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri” uygulanır. Bu tedbirlerin amacı, hem toplumun korunması hem de hastanın tedavi edilmesidir. Bu kapsamda, kişi yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Tedbirin süresi, kişinin toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına kadar devam eder ve bu durum, kurumun sağlık kurulunca düzenlenecek raporlarla periyodik olarak değerlendirilir.
Medeni Hukukta Vesayet Kurumu ve Vasinin Rolü
Şizofreni, kişinin sadece cezai değil, aynı zamanda medeni haklarını kullanma ehliyetini de etkileyebilir. Türk Medeni Kanunu (TMK), akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kendi işlerini göremeyen, korunma ve bakıma muhtaç olan veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin kişilerin kısıtlanmasını öngörür.
- Vasi Atanması: Kısıtlama kararı, kişinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından, yine resmi bir sağlık kurulu raporuna dayanılarak verilir. Mahkeme, kısıtlanan kişiye bir vasi atar. Vasi, kısıtlının kişilik haklarını ve malvarlığını korumak, hukuki işlemlerinde onu temsil etmekle yükümlüdür.
- Vesayet Makamının Denetimi: Vasi, görevini yerine getirirken keyfi hareket edemez. Tüm önemli karar ve işlemleri için vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi’nden ve bazı durumlarda denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi’nden izin almak zorundadır. Bu denetim, kısıtlı bireyin haklarının korunmasını güvence altına alır.
Sonuç
Hukuk sistemi, şizofreni gibi ciddi akıl hastalıkları olan bireylerin durumuyla ilgili hassas bir denge kurmayı hedefler. Ceza hukuku, kusur yeteneği olmayan hastaya ceza vermeyerek onun tedavi hakkını öncelerken, güvenlik tedbirleriyle toplum güvenliğini de sağlar. Medeni hukuk ise vesayet kurumu aracılığıyla bu kişilerin haklarını koruma altına alarak, hukuki ve mali işlemlerinin bir vasi denetiminde güvenle yürütülmesini temin eder. Bu süreçte en önemli rol, adli ve tıbbi makamların iş birliği içinde, objektif ve bilimsel raporlar ışığında karar vermesidir.
“`

Anahtar Kelime : şizofreni hukuki sorumluluk

