Sosyal medyanın hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmasıyla birlikte, bu platformlarda işlenen suçlarda da artış gözlemlenmektedir. Özellikle hekimler ve hastalar arasında yaşanan anlaşmazlıkların sosyal medyaya taşınması, tarafların hukuki ve cezai sorumlulukla karşı karşıya kalmasına neden olabilmektedir. Bu yazıda, sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçunu ve bu durumla karşılaşıldığında başlatılması gereken suç duyurusu sürecini, herkesin anlayabileceği bir dille ele alacağız.
Sosyal Medyada Hakaret Suçu Nedir?
Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 125. maddesinde “Şerefe Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Kanuna göre hakaret, bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle gerçekleşir. Sosyal medya platformları olan Facebook, Twitter, Instagram gibi mecralar üzerinden gerçekleştirilen bu tür eylemler de kanun kapsamında hakaret suçu olarak kabul edilmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, sosyal medya üzerinden yapılan bir paylaşımın çok sayıda kişiye kolayca ulaşabilmesi nedeniyle, bu yolla işlenen hakaret suçları “alenen” işlenmiş sayılmakta ve bu durum, verilecek cezanın artırılmasına neden olmaktadır. Yani, herkese açık bir profilden yapılan hakaret içerikli bir yorum veya paylaşım, daha ağır bir cezai yaptırımla karşılaşmanıza yol açabilir.
Hangi İfadeler Hakaret Suçunu Oluşturur?
Bir ifadenin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı, her somut olayın kendi özelliklerine göre değerlendirilir. Genel olarak, kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyici, onu küçük düşürücü nitelikteki her türlü söz ve davranış bu kapsama girebilir. Ancak, eleştiri hakkı kapsamında kalan, kaba veya nezaket dışı olsa da onur kırıcı boyuta ulaşmayan ifadeler hakaret olarak değerlendirilmeyebilir. Yargıtay kararlarında, ifade özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması arasındaki denge hassasiyetle gözetilmektedir.
Hakarete Uğradığınızda Ne Yapmalısınız? Suç Duyurusu Süreci
Sosyal medya üzerinden hakarete uğradığınızda, yasal haklarınızı kullanmak için izlemeniz gereken adımlar bulunmaktadır. Hakaret suçu, takibi şikâyete bağlı bir suçtur. Bu, mağdurun şikayeti olmadan savcılığın kendiliğinden bir soruşturma başlatamayacağı anlamına gelir.
1. Delilleri Toplayın:
Suç duyurusunda bulunmadan önce en önemli adım, delilleri toplamaktır. Hakaret içeren paylaşımın, yorumun veya mesajın ekran görüntüsünü (screenshot) mutlaka almalısınız. Bu ekran görüntüsünde, hakaretin içeriği, paylaşımı yapan kişinin profil adı ve paylaşımın yapıldığı tarih gibi bilgilerin net bir şekilde görünmesi önemlidir.
2. Şikayet Hakkınızı Kullanın:
Delilleri topladıktan sonra, hakaret eylemini ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde şikayet hakkınızı kullanmalısınız. Bu süre hak düşürücü bir süredir ve aşıldığı takdirde şikayet hakkınızı kaybedersiniz. Şikayetinizi, bulunduğunuz yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya en yakın polis merkezine ya da jandarma karakoluna bir dilekçe ile veya sözlü olarak yapabilirsiniz.
3. Soruşturma ve Kovuşturma Aşaması:
Şikayetiniz üzerine Cumhuriyet Savcısı tarafından bir soruşturma başlatılır. Soruşturma kapsamında, şüphelinin kimlik bilgilerinin tespiti için sosyal medya sağlayıcıları ile yazışmalar yapılabilir. Delillerin yeterli görülmesi durumunda, şüpheli hakkında bir ceza davası açılır ve yargılama süreci başlar.
Ceza Davası ve Tazminat Hakkı
Yapılan yargılama sonucunda, failin hakaret suçunu işlediği sabit görülürse, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Hakaretin alenen işlenmesi halinde ise bu ceza altıda bir oranında artırılır.
Ceza davasının yanı sıra, hakaret nedeniyle kişilik haklarınızın zedelendiğini düşünüyorsanız, hukuk mahkemelerinde manevi tazminat davası açma hakkınız da bulunmaktadır. Bu dava ile uğradığınız manevi zararın giderilmesini talep edebilirsiniz. Tazminat davası açmak için ceza davasının sonucunu bekleme zorunluluğunuz yoktur.
Unutulmamalıdır ki, sosyal medya platformlarında kullanılan ifadelerin hukuki sonuçları olabileceği bilinciyle hareket etmek, hem hekimler hem de hastalar için telafisi güç zararların önüne geçecektir. Bir sağlık profesyoneli veya hasta olarak, sosyal medyayı kullanırken eleştiri sınırlarını aşan, kişilerin onur ve saygınlığını zedeleyen ifadelerden kaçınmak büyük önem taşımaktadır.

Anahtar Kelime : saglik hukuku

