Süt dişleri, çocukluk döneminde geçici işlev gördüğü düşünülerek hem ebeveynler hem de bazen uygulayıcılar tarafından ihmal edilebilen veya tedavisi hafife alınabilen yapılardır. Ancak diş hekimliği bilimi, süt dişlerindeki gelişim bozukluklarının ve hatalı tedavilerin, kalıcı dişler ile çene yapısı üzerinde geri dönülemez hasarlara yol açabileceğini kesin olarak kabul etmektedir. Bu bağlamda, çocuk hastaların süt dişlerine yapılan hatalı tıbbi müdahaleler (tıbbi uygulama hatası / malpraktis), diş hekiminin hukuki, cezai ve mesleki sorumluluğunu doğrudan gündeme getirmektedir.
Süt Dişlerinde Hekimin Özen Yükümlülüğü
Diş hekimlerinin gerçekleştirdiği her türlü tanı ve tedavi işlemi, tıp etiği ve hukuk kuralları çerçevesinde yüksek bir özen derecesi gerektirir. Süt dişi tedavilerinde (kanal tedavisi, dolgu, yer tutucu uygulamaları veya erken çekimler) hekimin göstermesi gereken özen, yetişkin hastaların tedavisindeki standartlardan farksızdır.
Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde hekim, hastasına zarar vermemek ve güncel tıbbi standartlara uygun hareket etmekle yükümlüdür. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıkça vurgulandığı üzere, hekimin en hafif kusurundan dahi sorumluluğu bulunmakta olup, mesleki uzmanlığının gerektirdiği tüm dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Süt dişinin nasıl olsa döküleceği düşüncesiyle özensiz tedavi edilmesi, bu yükümlülüğün açık bir ihlalidir.
Hatalı Müdahalenin Hukuki Niteliği ve Tazminat Sorumluluğu
Diş hekimi ile hasta (veya velisi) arasındaki ilişki, somut olayın özelliklerine göre genellikle bir sözleşme ilişkisine dayanır. Süt dişi tedavileri, niteliği gereği çoğunlukla vekalet sözleşmesi (TBK m. 502) kapsamında değerlendirilmektedir. Bu kapsamda diş hekiminin sorumlulukları şu şekildedir:
- Sözleşmeye Aykırılık (TBK m. 112): Hekim, tıp biliminin güncel kurallarını eksiksiz uygulamak zorundadır. Hatalı teşhis, yanlış tedavi yöntemi seçimi veya sterilizasyon eksikliği gibi durumlar sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini gösterir ve tazminat yükümlülüğü doğurur.
- Haksız Fiil Sorumluluğu (TBK m. 49): Tedavi sürecinde hastanın vücut bütünlüğüne bilerek veya kusurlu olarak zarar verilmesi halinde, haksız fiil hükümleri uyarınca maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
Pedodontide Aydınlatılmış Onamın Önemi
Sağlık hukuku uygulamalarında ve Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerinde “aydınlatılmış onam”, müdahalenin hukuka uygunluğu için temel şarttır. Çocuk hastaların rıza ehliyeti bulunmadığından, onamın çocuğun yasal temsilcisinden (veli veya vasi) alınması zorunludur. Hekim, süt dişine yapılacak müdahalenin olası risklerini, alternatif tedavi seçeneklerini ve tedavi uygulanmazsa doğabilecek sonuçları veliye detaylıca açıklamalıdır.
Yargıtay kararlarında istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, usulüne uygun bir aydınlatılmış onam alınmadan gerçekleştirilen müdahaleler, tıbbi standartlara uygun yapılsa dahi hukuka aykırı kabul edilmekte ve hekimin tazminat sorumluluğunu doğurmaktadır.
Cezai Sorumluluk ve Mesleki Yaptırımlar
Süt dişine yapılan hatalı müdahalenin çocukta kalıcı bir hasara, enfeksiyona veya başka organ kayıplarına yol açması durumunda, diş hekiminin cezai sorumluluğu da gündeme gelebilir. Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 89 uyarınca “taksirle yaralama” suçundan soruşturma başlatılabilir. Ayrıca, ilgili diş hekimleri odaları tarafından başlatılacak disiplin soruşturmaları sonucunda hekime mesleki yaptırımlar uygulanması söz konusudur.
Sonuç ve Hukuki Öneriler
Süt dişlerine yapılan müdahalelerde ortaya çıkan komplikasyonların malpraktis mi yoksa öngörülemeyen bir risk mi olduğu hususu, adli süreçlerde bilirkişi (Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin pedodonti anabilim dalları) incelemesiyle belirlenmektedir. Hem hekimlerin haksız iddialarla karşılaşmaması hem de hastaların hak kaybına uğramaması adına tıbbi kayıtların eksiksiz tutulması ve tüm sürecin uzman bir sağlık hukuku avukatı rehberliğinde takip edilmesi elzemdir.

Anahtar Kelime : süt dişi hatası

