Tapu sicili, bir taşınmazın kime ait olduğunu ve üzerindeki hakları gösteren resmi bir kayıttır. Ancak bazı durumlarda bu kayıtlar, gerçek hukuki durumu yansıtmayabilir. İşte bu noktada, tapu kaydının düzeltilmesi için açılan davalara “tapu iptal ve tescil davası” denir. Bu dava, kanuna aykırı veya yolsuz düzenlendiği iddia edilen tapu kaydının hukuka uygun hale getirilmesini amaçlar. Temelde, mülkiyet hakkının korunmasını sağlayan en önemli hukuki yollardan biridir.
Tapu İptal ve Tescil Davası Nedir?
Tapu iptal ve tescil davası, tapu kütüğünde usulsüz veya hukuka aykırı bir şekilde oluşturulmuş olan kaydın silinerek, taşınmazın gerçek hak sahibi adına yeniden kaydedilmesi talebiyle açılan bir dava türüdür. Bu davayla, tapu sicilindeki bir yanlışlığın düzeltilmesi ve mülkiyet hakkının gerçek sahibine iade edilmesi hedeflenir. Dava, taşınmazın mülkiyet hakkına ilişkin olduğu için, mahkeme kararı kesinleşmeden icra edilemez. Davalar, taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılır.
Tapu İptal ve Tescil Davası Açılmasını Gerektiren Başlıca Durumlar
Tapu iptal ve tescil davaları, kanunda sınırlı sayıda sayılmamış olup, Yargıtay kararları ile şekillenmiş çeşitli sebeplere dayanabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
1. Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma)
Mirasbırakanın, mirasçılarından bir veya birkaçını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, aslında bağışlamak istediği bir taşınmazı tapuda satış gibi göstermesidir. Bu durumda, miras hakkı ihlal edilen tüm mirasçılar, saklı pay sahibi olup olmadıklarına bakılmaksızın, mirasbırakanın vefatından sonra bu davayı açabilirler. Muris muvazaasına dayalı davalarda herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre yoktur; mirasbırakanın ölümünden sonra her zaman açılabilir.
- Amaç: Mirasçıların miras hakkını korumak.
- İspat: Davacı taraf, mirasbırakanın asıl amacının satış değil, mirastan mal kaçırmak olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
2. Hukuki Ehliyetsizlik
Tapuda işlem yapan kişinin, işlem anında fiil ehliyetine sahip olmaması (yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı gibi nedenlerle) yapılan işlemi geçersiz kılar. Ayırt etme gücü bulunmayan bir kişinin yaptığı tapu devir işlemi hukuken yok hükmündedir. Bu nedenle, ehliyetsiz kişinin kendisi, vasisi veya mirasçıları tarafından bu dava açılabilir. Hukuki ehliyetsizlik kamu düzenine ilişkin olduğundan, bu nedene dayalı tapu iptal ve tescil davalarında zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır.
3. Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması
Bir kişiye taşınmaz satışı için verilen vekaletnamenin, vekil tarafından vekil edenin iradesi ve yararı dışında, kötüye kullanılarak yapılan satışlar geçersizdir. Vekil, kendisine verilen yetkiyi sadakat ve özenle yerine getirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğe aykırı hareket ederek yapılan devir işlemlerine karşı tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Bu tür davalar, herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir.
4. İrade Fesadı Halleri (Hile, Hata, Tehdit)
Bir kişinin iradesi aldatma (hile), korkutma (tehdit) veya yanılma (hata) gibi sebeplerle sakatlanarak bir tapu işlemi yapmaya zorlanması durumunda, bu işlemin iptali istenebilir. Taraflardan birinin, diğerini kasten yanıltarak sözleşme yapmasını sağlaması hile olarak kabul edilir. Bu gibi irade bozukluğu iddiaları, tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. İptal hakkı, hile veya hatanın öğrenildiği ya da tehdidin etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde kullanılmalıdır.
5. Aile Konutu Şerhi
Medeni Kanun’a göre, aile konutu olarak kullanılan taşınmaz üzerinde, malik olan eş diğer eşin açık rızası olmadan devir işlemi yapamaz veya ipotek gibi haklar tesis edemez. Rıza alınmadan yapılan bu tür işlemler geçersizdir ve diğer eş tarafından tapu iptal ve tescil davası açılabilir.
Dava Kime Karşı Açılır?
Tapu iptal ve tescil davası, kural olarak tapu kaydında haksız yere malik olarak görünen kişiye karşı açılır. Eğer tapuda malik olarak görünen kişi vefat etmişse, dava onun mirasçılarına yöneltilir.
Sonuç olarak, tapu kayıtlarının gerçeği yansıtmaması durumunda mülkiyet hakkının korunması için tapu iptal ve tescil davası açmak kritik bir öneme sahiptir. Sürecin karmaşıklığı ve hak kayıplarının önlenmesi adına bir hukuk profesyonelinden destek alınması tavsiye edilir.

Anahtar Kelime : sağlık hukuku

