Tıbbi Müdahalede Aydınlatma Yükümlülüğü: Şartlar, Deliller, Zamanaşımı Ve Tazminat

Tıbbi müdahale öncesi aydınlatma yükümlülüğü

Tıbbi müdahale, doğası gereği kişinin vücut bütünlüğüne bir müdahale teşkil eder. Bu müdahalenin hukuka uygun kabul edilebilmesi için en temel şartlardan biri, hastanın “aydınlatılmış onamının” alınmasıdır. Aydınlatılmış onam, hastanın kendisine uygulanacak tıbbi işlem hakkında yeterli ve anlayabileceği bir dilde bilgilendirilmesi ve bu bilgilendirme üzerine müdahaleye özgür iradesiyle rıza göstermesi anlamına gelir. Bu süreç, hem hasta haklarının korunması hem de hekimin hukuki ve cezai sorumluluğunun sınırlarının çizilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.

Aydınlatma Yükümlülüğünün Şartları ve Kapsamı

Hekimin aydınlatma yükümlülüğü, bir tıbbi müdahalenin hukuka uygunluğunun temelini oluşturur. Bu yükümlülüğün usulüne uygun şekilde yerine getirilmiş sayılması için bazı şartların bir arada bulunması gerekir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre aydınlatmanın belirli bir şekil şartı olmamakla birlikte, ispat kolaylığı açısından yazılı yapılması önemlidir.

Aydınlatmanın İçeriği Nasıl Olmalı?

Hekim, hastasını aşağıdaki konularda eksiksiz olarak bilgilendirmelidir:

  • Hastalığın Teşhisi: Hastalığın ne olduğu, muhtemel sebepleri ve nasıl bir seyir izleyeceği anlatılmalıdır.
  • Tedavi Yöntemi: Önerilen tıbbi müdahalenin kim tarafından, nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı, tahmini süresi gibi detaylar açıklanmalıdır.
  • Riskler ve Komplikasyonlar: Tıbbi müdahalenin içerdiği riskler, nadir de olsa görülebilecek olumsuz sonuçlar ve komplikasyonlar hakkında hastaya net bilgi verilmelidir.
  • Alternatif Tedaviler: Mevcut diğer tanı ve tedavi seçenekleri, bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler de hastaya sunulmalıdır.
  • Tedaviyi Reddetme: Hastanın tedaviyi reddetmesi durumunda ortaya çıkabilecek olası sonuçlar hakkında da bilgilendirme yapılmalıdır.

Önemli: Aydınlatma, hastanın sosyal, kültürel ve psikolojik durumu dikkate alınarak, anlayabileceği bir dilde yapılmalıdır. Sadece matbu bir onam formunun imzalatılması, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği anlamına gelmez.

İspat Yükü Kimde?

Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat etme sorumluluğu hekime aittir. Yargıtay kararlarında bu durum, hekimin mesleki özen yükümlülüğü ve sağlık kuruluşlarının kayıt tutma zorunluluğu ile açıklanmaktadır. Hekim, hastasını usulüne uygun şekilde aydınlattığını ve hastanın bu aydınlatma sonrası rıza gösterdiğini her türlü delille ispatlayabilir; ancak yazılı belgeler bu süreçte en güçlü kanıtı oluşturur.

Zamanaşımı Süreleri

Aydınlatma yükümlülüğünün ihlali nedeniyle açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi, davanın dayandığı hukuki sebebe göre değişiklik gösterir.

  • Sözleşmeye Aykırılık (Vekalet Sözleşmesi): Özel hastanelerde veya muayenehanelerde genellikle hekim ile hasta arasında bir vekalet sözleşmesi ilişkisi kurulur. Bu durumda, Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre zamanaşımı süreleri uygulanır.
  • Haksız Fiil: Hasta ile hekim arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığı durumlarda haksız fiil hükümleri devreye girer. Türk Borçlar Kanunu’na göre haksız fiile dayalı tazminat talebi, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Eğer hekimin eylemi aynı zamanda ceza kanunları uyarınca daha uzun bir zamanaşımı süresine tabi bir suç teşkil ediyorsa, tazminat davasında da bu uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Aydınlatma Eksikliğinde Tazminat Sorumluluğu

Hekimin aydınlatma yükümlülüğünü hiç ya da gereği gibi yerine getirmemesi, yapılan tıbbi müdahaleyi hukuka aykırı hale getirir. Bu durumda, müdahale sonucunda bir zarar (komplikasyon dahil) meydana gelmişse, hekimin ve ilgili sağlık kuruluşunun tazminat sorumluluğu doğar. Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre, aydınlatma eksikliği durumunda, ortaya çıkan zararın tıbbi bir hatadan kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılmaksızın tazminat talep edilebilir.

Hastalar, aydınlatma yükümlülüğünün ihlali nedeniyle uğradıkları zararlar için maddi tazminat (tedavi giderleri, kazanç kaybı vb.) ve manevi tazminat (yaşanan acı, elem ve ızdırap nedeniyle) davası açma hakkına sahiptir. Bu tür davalarda görevli mahkeme, tıbbi müdahalenin yapıldığı yerdeki (kamu veya özel hastane) hukuki statüye göre Tüketici Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemeleri veya İdare Mahkemeleri olabilir.

Tıbbi müdahale öncesi aydınlatma yükümlülüğü
Anahtar Kelime : aydinlatilmis onam yukumlulugu

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız