Tüp bebek tedavisi, çocuk sahibi olmayı arzulayan çiftler için umut ışığı olurken, bu süreçte uygulanan Preimplantasyon Genetik Tarama (PGT) gibi ileri teknolojiler, sağlıklı bir gebelik şansını artırmayı hedeflemektedir. PGT, embriyoların rahme transfer edilmeden önce genetik olarak incelenerek kromozomal anormalliklerin tespit edilmesini sağlar. Ancak, bu hassas teknolojik süreçte meydana gelebilecek hatalar, çiftler için büyük bir hayal kırıklığına ve ciddi hukuki sonuçlara yol açabilmektedir.
PGT Hataları ve Tıbbi Sorumluluk
PGT sürecinde yapılan hatalar, hukuken “tıbbi uygulama hatası” yani “malpraktis” kapsamında değerlendirilir. Malpraktis, hekimin veya ilgili sağlık personelinin tecrübesizlik, bilgisizlik veya özensizlik gibi nedenlerle tıp biliminin genel kabul görmüş standartlarına aykırı hareket ederek hastaya zarar vermesi durumunu ifade eder. PGT özelinde bu durumlar çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir:
- Yanlış teşhis: Sağlıklı bir embriyonun hatalı bir şekilde genetik bozukluk taşıdığı gerekçesiyle elenmesi veya tam tersi, genetik bir hastalık taşıyan embriyonun sağlıklı olarak raporlanarak transfer edilmesi.
- Testin yanlış uygulanması: Embriyodan biyopsi alınması sırasında teknik hataların yapılması, numunelerin laboratuvarda karışması veya sonuçların yanlış yorumlanması.
- Yetersiz bilgilendirme: Hastanın, PGT testinin amacı, riskleri, başarı oranı ve olası sonuçları hakkında yeterli ve doğru bir şekilde aydınlatılmaması.
Hukuki Dayanak ve Yargıtay’ın Yaklaşımı
Hekim ile hasta arasındaki ilişki, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere bir “vekalet sözleşmesi” olarak kabul edilir. Bu sözleşme uyarınca hekim, tıp biliminin standartlarına uygun, özenli bir tedavi sunmakla yükümlüdür. Bu özen borcu, PGT gibi hassas ve ileri teknoloji gerektiren işlemlerde daha da büyük bir önem kazanmaktadır. Yargıtay kararlarına göre hekim, en hafif kusurundan dahi sorumlu tutulabilmektedir. Bir PGT hatası sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararlar için tazminat davası açılabilir.
Hastanın Hakları ve Hukuki Süreç
PGT sürecinde bir hata yapıldığını düşünen hastaların belirli hakları bulunmaktadır. Bu süreçte en önemli adımlardan biri, “aydınlatılmış onam”dır. Sağlık hukukunun temel prensiplerinden olan aydınlatılmış onam, hastanın yapılacak tıbbi işleme rıza gösterebilmesi için tüm yönleriyle bilgilendirilmesi anlamına gelir. Hekim, PGT’nin ne olduğunu, hangi türlerinin (PGT-A, PGT-M vb.) ne amaçla yapıldığını, testin yanılma payını ve olası tüm sonuçları hastaya detaylı bir şekilde açıklamak zorundadır.
Bir hata yaşanması durumunda, hastaların izleyebileceği hukuki yollar şunlardır:
- Maddi Tazminat: Tedavi için yapılan masraflar, gelecekteki tedavi giderleri ve diğer maddi kayıplar talep edilebilir.
- Manevi Tazminat: Yaşanan hayal kırıklığı, üzüntü ve ruhsal çöküntü nedeniyle manevi tazminat talep etme hakkı doğar.
Bu tür davalarda ispat yükü, yani hatanın varlığını kanıtlama sorumluluğu genellikle hastaya aittir. Bu nedenle, tedavi sürecine ilişkin tüm tıbbi kayıtların, raporların ve belgelerin eksiksiz bir şekilde toplanması büyük önem taşır. Sürecin karmaşıklığı ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle, sağlık hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınması hak kayıplarını önleyecektir.
Önemli Not: Bu makale, bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki bir tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut olay, kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Hukuki bir uyuşmazlık durumunda mutlaka profesyonel bir avukata danışılması gerekmektedir.

Anahtar Kelime : tubebek genetik tarama hatalari

