Tüp Bebek Tedavisinde Genetik Tarama (Pgd) İhmali

Sağlık hukuku hasta hakları doktor sorumluluğu

Tüp bebek tedavisi, çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için umut kapısı olurken, süreçte uygulanan Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD) gibi ileri teknolojiler sağlıklı bir gebelik şansını artırmaktadır. Ancak bu kritik testin ihmal edilmesi, ciddi hukuki sorumlulukları da beraberinde getirebilmektedir. Bu yazıda, tüp bebek tedavisinde genetik tarama (PGD) ihmalinin ne anlama geldiği, hekimin ve sağlık kuruluşunun hukuki yükümlülükleri ve bu ihmalden doğabilecek sonuçlar, hasta ve hekim perspektifinden, anlaşılır bir dille ele alınacaktır.

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD) Nedir ve Neden Önemlidir?

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD), tüp bebek yöntemiyle laboratuvar ortamında oluşturulan embriyoların, rahime transfer edilmeden önce genetik açıdan incelenmesi işlemidir. Bu yöntem sayesinde, embriyolarda mevcut olabilecek kromozom anomalileri veya tek gen hastalıkları (örneğin Talasemi, Kistik Fibrozis, SMA) tespit edilebilmektedir. PGD’nin temel amacı, genetik olarak sağlıklı embriyoların seçilerek anne adayına transfer edilmesini sağlamak, böylece gebelik şansını artırmak, düşük riskini azaltmak ve genetik hastalıklı bir çocuğun dünyaya gelmesini önlemektir.

PGD Uygulaması Hangi Durumlarda Gerekli Görülür?

PGD, her tüp bebek hastasına rutin olarak uygulanmaz. Ancak bazı durumlarda hekim tarafından şiddetle tavsiye edilmesi tıbbi bir gerekliliktir. Bu durumlar genellikle şunlardır:

  • İleri anne yaşı (36 yaş ve üzeri)
  • Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları
  • Tekrarlayan gebelik kayıpları (düşükler)
  • Çiftlerden birinde veya her ikisinde bilinen bir genetik hastalık veya taşıyıcılık olması
  • Önceki gebeliklerden genetik hastalıklı bir çocuğa sahip olma öyküsü

Genetik Tarama (PGD) İhmalinde Hekimin Hukuki Sorumluluğu

Hekim ile hasta arasındaki ilişki, bir vekalet sözleşmesi niteliğindedir ve hekim, bu sözleşme kapsamında tıbbi müdahaleyi özenle yerine getirmekle yükümlüdür. Bu özen yükümlülüğü, sadece tedavinin uygulanmasını değil, aynı zamanda hastanın durumu hakkında yeterli ve doğru bilgilendirilmesini de kapsar. Bu bilgilendirme yükümlülüğüne “aydınlatılmış onam” adı verilir.

Aydınlatma Yükümlülüğünün İhlali

Eğer bir çift, yukarıda belirtilen risk faktörlerinden birini veya birkaçını taşıyorsa, hekimin PGD yöntemini, bu yöntemin faydalarını, risklerini ve alternatiflerini çifte detaylı bir şekilde anlatması yasal bir zorunluluktur. Hekim, hastanın anlayabileceği bir dilde bu bilgilendirmeyi yapmalı ve hastanın bu tedavi yöntemini kabul edip etmediğine dair rızasını almalıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, aydınlatma yükümlülüğünün usulüne uygun şekilde yerine getirildiğinin ispatı hekime aittir. Eğer hekim, gerekli olduğu halde PGD seçeneğini hastaya sunmaz, eksik veya yanlış bilgi verirse ve bu nedenle genetik hastalıklı bir doğum gerçekleşirse, aydınlatma yükümlülüğünü ihlal etmiş sayılır.

Tıbbi Standartlara Uymama (Malpraktis)

Hekimin hukuki sorumluluğu, sadece aydınlatma yükümlülüğü ile sınırlı değildir. Aynı zamanda, güncel tıp biliminin gerektirdiği standartlara uygun hareket etme borcu altındadır. Ailede bilinen bir genetik hastalık öyküsü gibi PGD yapılmasını gerektiren açık bir tıbbi endikasyon (gereklilik) olmasına rağmen, hekimin bu testi önermemesi veya uygulamaması, “hekimliğin kötü uygulanması” yani tıbbi uygulama hatası (malpraktis) olarak kabul edilebilir. Bu durumda hekim, bilgisizlik, deneyimsizlik veya ilgisizlik nedeniyle hastanın zarar görmesine neden olmuş olur.

PGD İhmali Sonucunda Tazminat Hakkı

PGD testinin ihmal edilmesi sonucunda genetik bir hastalıkla doğan çocuk ve ailesi, bu ihmal nedeniyle maddi ve manevi zarara uğrayabilir. Bu zararların karşılanması için hekime veya ilgili sağlık kuruluşuna karşı tazminat davası açılması gündeme gelebilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri uyarınca, hekimin kusurlu eylemi (ihmali) ile zarar arasında bir illiyet (nedensellik) bağı varsa, doğan zarardan sorumlu olur. Açılacak bir davada, PGD önerilmemesi veya uygulanmamasının bir ihmal olduğu ve bu ihmal sonucunda mevcut zararın (engelli çocuğun bakımı, tedavi masrafları, ailenin yaşadığı manevi çöküntü vb.) ortaya çıktığı ispatlandığı takdirde, mahkeme tarafından uygun bir maddi ve manevi tazminata hükmedilebilir.

Önemli Not: Bu makale, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki bir tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olay, kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Benzer bir durumla karşı karşıya kalmanız halinde, bir sağlık hukuku avukatından profesyonel destek almanız önemle tavsiye edilir.

“`
Sağlık hukuku hasta hakları doktor sorumluluğu
Anahtar Kelime : sağlık hukuku

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız