Tüp Bebek Tedavisinde Genetik Tarama (Pgd) İhmali İzmir

sağlık hukuku hasta hakları el sıkışma

Tüp Bebek Tedavisinde Genetik Tarama (PGD) ve Hukuki Sorumluluk

Tüp bebek (IVF) tedavisi, çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için umut ışığı olurken, bu süreçte uygulanan Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD) gibi ileri teknolojiler de sağlıklı bir gebelik şansını artırmaktadır. PGD, embriyoların rahme transfer edilmeden önce genetik olarak incelenmesi işlemidir. Bu yöntem sayesinde, kromozom anomalileri veya tek gen hastalıkları gibi durumlar embriyo aşamasındayken tespit edilebilir. Ancak bu kritik sürecin ihmal edilmesi veya hatalı uygulanması, ciddi hukuki sorumlulukları da beraberinde getirmektedir.

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD) Nedir ve Neden Önemlidir?

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD), tüp bebek tedavisiyle elde edilen embriyolardan bir veya birkaç hücrenin alınarak genetik açıdan incelenmesi prensibine dayanır. Bu taramanın temel amacı, genetik olarak sağlıklı embriyoları seçerek anne adayına transfer etmek ve böylece gebelik şansını artırmaktır. Aynı zamanda tekrarlayan düşük riskini azaltmak ve kalıtsal hastalıkların çocuğa geçmesini önlemek gibi önemli faydalar sağlar.

PGD özellikle şu durumlarda önerilmektedir:

  • İleri anne yaşı (35 ve üzeri)
  • Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları veya gebelik kayıpları
  • Ailede bilinen bir genetik hastalık öyküsü (Talasemi, Kistik Fibrozis vb.)
  • Ebeveynlerde kromozomal anomali taşıyıcılığı

Genetik Tarama (PGD) İhmali ve Tıbbi Malpraktis (Hekim Hatası)

Hekimin, tıbbi standartlara ve genel kabul görmüş tıp kurallarına aykırı hareket ederek hastaya zarar vermesi, “tıbbi uygulama hatası” veya “malpraktis” olarak tanımlanır. Türk Tabipler Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’na göre bilgisizlik, deneyimsizlik veya ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi hekimliğin kötü uygulamasıdır. Tüp bebek sürecinde PGD uygulamasının gerekli olduğu durumlarda, hekimin bu konuda hastayı yeterince bilgilendirmemesi (aydınlatma yükümlülüğünün ihlali), testi önermemesi veya test sonuçlarını yanlış yorumlayarak hatalı embriyo transferi yapması, birer tıbbi uygulama hatası olarak kabul edilebilir.

Özellikle İzmir gibi büyük şehirlerde, tüp bebek tedavisi sunan merkezlerin ve hekimlerin, bu ileri teknoloji uygulamalarında gerekli özeni gösterme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu özen yükümlülüğü, tedavinin her aşamasında en güncel ve güvenilir yöntemlerin kullanılmasını kapsar.

Hukuki Sorumluluk ve Yargıtay’ın Yaklaşımı

Hekim ile hasta arasındaki ilişki, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere bir “vekâlet sözleşmesi” niteliğindedir. Bu sözleşme uyarınca hekim, edimini özenle yerine getirmekle yükümlüdür. Vekil (hekim), en hafif kusurundan dahi sorumludur. PGD ihmali nedeniyle genetik hastalıklı bir çocuğun dünyaya gelmesi veya tedavinin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda, hekimin ve ilgili sağlık kuruluşunun hukuki sorumluluğu doğabilir.

Bu sorumluluk, maddi ve manevi tazminat taleplerini içerebilir. Maddi tazminat, hatalı uygulama nedeniyle yapılan tedavi masraflarını, çocuğun yaşam boyu sürecek bakım ve tedavi giderlerini kapsayabilir. Manevi tazminat ise, ailenin yaşadığı derin üzüntü, elem ve psikolojik travmalar için talep edilir.

Bir ihmalin varlığından söz edebilmek için, hekimin eylemi (veya ihmali) ile ortaya çıkan zarar arasında bir “illiyet bağı” (nedensellik ilişkisi) bulunması şarttır. Yani, zararın doğrudan hekimin standartlara aykırı davranışından kaynaklandığının ispatlanması gerekir.

Hastanın Hakları ve Aydınlatılmış Onam

Hastaların en temel haklarından biri, uygulanacak tıbbi müdahaleler hakkında yeterli ve anlaşılır bir dilde bilgilendirilmektir. Buna “aydınlatılmış onam” denir. Hekim, PGD’nin ne olduğu, neden gerekli olduğu, riskleri, başarı oranı ve alternatifleri hakkında hastayı tam olarak bilgilendirmelidir. Bu bilgilendirme yapılmadan veya eksik yapılarak hastanın onamı alınırsa, hekimin sorumluluğu gündeme gelecektir. Hasta Hakları Yönetmeliği, herkesin insan haysiyetine yakışır şekilde sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkına sahip olduğunu ve bu hakların mevzuatla teminat altına alındığını açıkça belirtir.

Sonuç olarak, tüp bebek tedavisinde preimplantasyon genetik tarama, sağlıklı bir neslin başlangıcı için kritik bir adımdır. İzmir ve çevresinde bu hizmeti alan hastaların ve hizmeti sunan hekimlerin, sürecin hukuki boyutları hakkında bilgi sahibi olması, hak kayıplarının önlenmesi ve adil bir sağlık hizmeti sunulması açısından büyük önem taşımaktadır.

“`
sağlık hukuku hasta hakları el sıkışma
Anahtar Kelime : sağlık hukuku

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız