Tıbbi müdahale sonrasında gelişen istenmeyen sonuçlar, hukuk sistemimizde hastalar ve hekimler arasında ciddi uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Sağlık hukukuna konu olan dava ve soruşturmalarda, meydana gelen zararın bir tıbbi uygulama hatası (malpraktis) mı yoksa öngörülebilir bir komplikasyon mu olduğunun tespiti hayati önem taşır. Hâkim veya savcıların tıp biliminin uzmanlık gerektiren konularında bizzat karar vermesi mümkün olmadığından, hukuki süreçlerin merkezinde bilirkişi incelemeleri yer alır. Bu noktada hem hastalar hem de hekimler açısından en çok merak edilen sorulardan biri, üniversite hastanelerinden bilirkişi raporu alınıp alınamayacağı konusudur.
Tıbbi Uyuşmazlıklarda Bilirkişi İncelemesinin Hukuki Dayanağı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 266 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 63 uyarınca; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Tıp hukuku davalarında, hekimin mesleki standartlara uygun davranıp davranmadığı ve tanı-tedavi süreçlerinde bir kusurunun bulunup bulunmadığı teknik bir konu olduğundan, yargı mercileri mutlaka uzman hekimlerin görüşüne başvurmaktadır.
Üniversite Hastanelerinden Bilirkişi Raporu Alınabilir mi?
Evet, üniversite hastanelerinin tıp fakültesi öğretim üyelerinden ve ana bilim dalı kurullarından bilirkişi raporu alınması tamamen hukuka uygundur ve yargılama pratiğinde sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Üniversite hastanelerinden rapor alınması süreci temel olarak iki farklı şekilde gerçekleşebilir:
- Mahkeme veya Savcılık Tarafından Görevlendirme: Yargılamayı yürüten mahkeme veya soruşturmayı yürüten cumhuriyet başsavcılığı, dosyadaki tıbbi belgeleri doğrudan bir üniversitenin tıp fakültesine göndererek ilgili ana bilim dalından (örneğin Genel Cerrahi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Beyin ve Sinir Cerrahisi vb.) öğretim üyelerinden oluşan bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını talep edebilir.
- Tarafların Uzman Görüşü (Bilimsel Mütalaa) Alması: HMK m. 293 uyarınca taraflar (hasta veya hekim), dava sürecinde iddialarını veya savunmalarını desteklemek amacıyla üniversite hastanelerindeki uzman öğretim üyelerinden özel olarak “uzman görüşü” alabilir ve bu bilimsel mütalaayı dosyaya delil olarak sunabilirler.
Üniversite Hastanesi Raporlarının Yargıtay İçtihatlarındaki Yeri
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, tıbbi malpraktis iddialarına ilişkin davalarda verilen kararların denetime elverişli, gerekçeli ve tıp biliminin en güncel verilerine dayalı olması zorunludur. Adli Tıp Kurumu raporları ile diğer raporlar arasında çelişki bulunması veya sunulan ilk raporların yetersiz kalması durumunda, Yargıtay uyuşmazlığın giderilmesi için dosyanın üniversitelerin tıp fakültesi öğretim üyelerinden oluşturulacak tarafsız ve genişletilmiş bir bilirkişi kuruluna gönderilmesini aramaktadır.
Üniversite hastanelerinden alınan raporların yargı organları nezdinde yüksek itibar görmesinin temel sebepleri şunlardır:
- Akademik ve Multidisipliner Yaklaşım: Üniversite bünyesindeki farklı uzmanlık alanlarının bir arada değerlendirme yapabilmesi, karmaşık tıbbi vakaların tüm yönleriyle aydınlatılmasını sağlar.
- Tıbbi Standardın Tespiti: Öğretim üyelerinin hazırladığı raporlar, uygulanması gereken ideal tıbbi standardı gerekçeleriyle ortaya koyduğu için kararın üst mahkemelerce denetlenmesini kolaylaştırır.
- Çelişkilerin Giderilmesi: Soruşturma veya dava aşamasında alınan farklı raporlar arasındaki uyuşmazlıklar, üniversitelerin uzman akademisyen heyetleri vasıtasıyla çözüme kavuşturulur.
Hem Hastalar Hem Hekimler İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Gerek hasta haklarının korunması gerekse hekimlerin haksız iddialar karşısında mağdur olmaması adına bilirkişi raporunun eksiksiz hazırlanması şarttır. Hukuki süreçlerde tıp fakültelerinden rapor talep edilirken hasta dosyası, ameliyat notları, epikriz raporları, onam formları ve radyolojik görüntülerin eksiksiz olarak incelemeye sunulması gerekmektedir. Eksik belgeye dayalı yapılan değerlendirmeler hatalı raporlara ve yargılamanın gereksiz yere uzamasına sebep olmaktadır.
Sonuç
Özetle; üniversite hastanelerinden bilirkişi raporu alınması hem mahkeme kanalıyla resmi bilirkişilik şeklinde hem de tarafların sunacağı uzman görüşü (HMK m. 293) yoluyla mümkündür. Yargıtay içtihatları doğrultusunda, tıp fakültesi öğretim üyelerinden alınan detaylı, gerekçeli ve tarafsız bilimsel raporlar, sağlık hukuku davalarında maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında kritik bir rol oynamaktadır.

Anahtar Kelime : üniversite hastanesi raporu

