Yapay zeka (YZ), sağlık sektöründe teşhis ve tedavi süreçlerinden hasta yönetimine kadar birçok alanda devrim yaratırken, içerik üretiminde de giderek daha fazla rol oynamaktadır. Hekimlerin makale yazımında, hastaların ise sağlık bilgisi edinme süreçlerinde kullandığı yapay zeka araçları, önemli bir hukuki soruyu gündeme getirmektedir: Yapay zeka tarafından üretilen bu içeriklerin telif hakkı kime aittir?
Mevcut Hukuki Durum: Eser Sahibi “İnsan” Olmalıdır
Türkiye’de telif hakları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile korunmaktadır. Bu kanuna göre bir ürünün “eser” olarak kabul edilebilmesi ve telif hakkı korumasından yararlanabilmesi için iki temel şart bulunmaktadır. Birincisi, kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesi (ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri gibi); ikincisi ise “sahibinin hususiyetini taşıması” yani yaratıcısının özgün ve kişisel katkısını yansıtmasıdır. FSEK, “eser sahibi” tanımını “eseri meydana getiren kişi” olarak yapmaktadır. Türk hukuk doktrini ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, bu “kişi” ifadesinin yalnızca gerçek kişileri, yani insanları kapsadığı yönünde birleşmektedir. Zira bir esere entelektüel katkı, yaratıcılık ve üslup katma eyleminin sadece insanlara özgü olduğu kabul edilir.
Bu çerçevede, mevcut hukuki düzenlemelerimize göre yapay zeka sistemleri bir “kişi” olarak değil, bir “araç” veya “eşya” olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, yapay zekanın tamamen otonom, yani bir insanın yaratıcı müdahalesi olmadan ürettiği bir metin veya görselin, FSEK kapsamında “eser” olarak korunması ve yapay zekanın “eser sahibi” sayılması şu an için mümkün değildir.
Yapay Zeka İçeriklerinde Hak Sahipliği Tartışmaları
Yapay zeka tarafından üretilen içeriğin hukuki statüsündeki bu boşluk, telif hakkının kime ait olabileceği konusunda farklı görüşleri ortaya çıkarmaktadır:
- Yapay Zekayı Kullanan Kişi (Kullanıcı): Bir görüşe göre, kullanıcı yapay zekaya verdiği komutlar (prompt’lar) ve yaptığı yönlendirmelerle yaratıcı süreci yönetiyorsa, ortaya çıkan ürünün sahibi olabilir. Özellikle kullanıcının komutları ne kadar detaylı, özgün ve yaratıcı ise, içeriğin onun “hususiyetini” taşıdığı ve dolayısıyla telif hakkının kullanıcıya ait olabileceği savunulmaktadır.
- Yapay Zekayı Geliştiren Yazılımcı/Şirket: Diğer bir görüş, yapay zekayı tasarlayan ve eğiten yazılımcının veya şirketin hak sahibi olması gerektiğini ileri sürer. Ancak yapay zekanın çalışma mantığı gereği, ürettiği her içeriğin doğrudan geliştiricisinin yaratıcı bir talimatıyla ortaya çıkmaması, bu görüşü zayıflatmaktadır.
- Kamuya Ait Olması (Kamu Malı): Hukuki bir koruma sağlanamadığı için, tamamen yapay zeka tarafından otonom olarak üretilen içeriklerin herhangi birine ait olmadığı ve kamu malı (public domain) sayılması gerektiği de bir başka yaklaşımdır.
Sağlık Profesyonelleri ve Hastalar İçin Pratik Öneriler
Mevcut hukuki belirsizlik, yapay zeka tarafından üretilen içerikleri kullanan hekimler ve hastalar için bazı riskler barındırmaktadır. Bu nedenle aşağıdaki hususlara dikkat etmek önemlidir:
- Kullanım Koşullarını İnceleyin: Kullandığınız yapay zeka platformunun (ChatGPT, Midjourney vb.) hizmet sözleşmesini ve kullanım koşullarını dikkatlice okuyun. Bu sözleşmeler, üretilen içeriklerin mülkiyetinin kime ait olacağı ve ticari kullanım hakları konusunda belirleyici hükümler içerebilir.
- Özgün Katkınızı Artırın: Hekimler, yapay zekayı bir asistan gibi kullanarak elde ettikleri ham metinleri kendi bilgileri, tecrübeleri ve üsluplarıyla baştan sona yeniden işlemelidir. İçeriğe ne kadar fazla insani ve özgün dokunuş katılırsa, FSEK kapsamında eser olarak korunma ihtimali o kadar artacaktır.
- İntihal ve Veri Gizliliğine Dikkat: Yapay zeka modelleri, eğitim verilerinde bulunan telifli materyalleri farkında olmadan kullanabilir. Bu durum, başkalarının telif haklarını ihlal etme riski doğurur. Ayrıca, özellikle hasta verileri gibi hassas bilgilerin yapay zeka sistemlerine girilmemesi, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve hasta mahremiyeti açısından kritik öneme sahiptir.
Sonuç: Belirsizlik ve Gelecek Perspektifi
Sonuç olarak, mevcut Türk Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, “eser sahibi” olarak insanı merkezine aldığı için yapay zeka tarafından otonom olarak üretilen içeriklere doğrudan bir telif hakkı koruması sağlamamaktadır. Hak sahipliği konusundaki belirsizlik, yapay zekanın bir “araç” olarak mı yoksa “yaratıcı” olarak mı kabul edileceğine ilişkin hukuki tartışmalarla devam etmektedir. Gelecekte, yasa koyucunun teknolojik gelişmelere paralel olarak FSEK’te yapay zeka ürünlerini de kapsayacak şekilde yeni düzenlemeler yapması beklenmektedir. O zamana kadar, sağlık profesyonelleri ve hastaların yapay zeka araçlarını dikkatli, bilinçli ve etik kurallar çerçevesinde kullanmaları büyük önem taşımaktadır.

Anahtar Kelime : yapay zeka telif hakki

