Ambulanslar, acil durumlarda hayat kurtarmak için zamanla yarışan ve bu nedenle trafikte bazı ayrıcalıklara sahip olan araçlardır. Bu ayrıcalıkların en bilineni ise “geçiş üstünlüğü” hakkıdır. Ancak bu hak, sınırsız bir yetki vermemekte ve ambulansın bir kazaya karışması durumunda karmaşık hukuki sorumlulukları gündeme getirmektedir. Özellikle kırmızı ışık ihlali sonucu meydana gelen kazalar, hem ambulans sürücüsü hem de diğer sürücüler açısından ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.
Ambulansın Geçiş Üstünlüğü ve Sınırları
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre ambulanslar, görev halindeyken geçiş üstünlüğüne sahip araçlar arasında yer almaktadır. Bu üstünlük, can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak şartıyla, trafik kısıtlama ve yasaklarına (hız sınırı, kırmızı ışık vb.) bağlı olmama hakkını tanır. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için belirli şartların bir arada bulunması zorunludur:
- Görev Halinde Olma: Ambulansın geçiş üstünlüğünü kullanabilmesi için mutlaka yaralı veya acil bir hastayı taşıyor ya da olay yerine gidiyor olması gerekir. Görev dışında yapılan seyrüsefer sırasında diğer araçlardan hiçbir farkı yoktur.
- Sesli ve Işıklı Uyarı Sistemlerini Kullanma: Geçiş üstünlüğü hakkının kullanılabilmesi için ambulansın tepe lambası (çakar) ve siren gibi sesli ve ışıklı uyarı sistemlerini birlikte ve çalışır durumda kullanması şarttır. Bu sistemlerin kapalı olması halinde geçiş üstünlüğü hakkı ortadan kalkar.
- Can ve Mal Güvenliğini Tehlikeye Sokmama: En önemli koşul budur. Ambulans sürücüsü, geçiş üstünlüğünü kullanırken dahi, diğer sürücülerin ve yayaların can ve mal güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde hareket etmekle yükümlüdür.
Kırmızı Işıkta Kaza Durumunda Sorumluluk Nasıl Belirlenir?
Geçiş üstünlüğüne sahip bir ambulansın kırmızı ışıkta bir kazaya karışması durumunda, sorumluluğun tespiti için olayın tüm koşulları detaylı bir şekilde incelenir. Bu noktada “kusur” kavramı ön plana çıkar. Hukuk sistemimizde kusur, bir zararın meydana gelmesinde kişinin rolünü ifade eder ve sorumluluğun derecesini belirler.
Ambulans Sürücüsünün Sorumluluğu: Ambulans sürücüsü, geçiş üstünlüğünün kendisine tanıdığı hakları kullanırken gerekli özeni göstermek zorundadır. Kavşağa yaklaşırken hızını makul bir seviyeye indirmeli, diğer araçların kendisini fark ettiğinden ve yol verdiğinden emin olmalıdır. Eğer sürücü, bu özeni göstermeden, kontrolsüz bir şekilde kavşağa girer ve kazaya neden olursa, “asli kusurlu” veya en azından “müterafik kusurlu” (ortak kusurlu) sayılabilecektir.
Diğer Sürücünün Sorumluluğu: Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelikler, diğer sürücülere, geçiş üstünlüğüne sahip bir aracın sesli ve ışıklı işaretini aldıklarında derhal yolu açma ve gerekiyorsa durma zorunluluğu yükler. Bu kurala uymayan ve ambulansa yol vermeyen sürücü, kazanın meydana gelmesinde önemli bir rol oynamış olur. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, siren ve tepe lambaları açık bir şekilde kavşağa giren ambulansa, kendisine yeşil ışık yansa dahi yol vermeyen sürücünün “tali kusurlu” (ikincil derecede kusurlu) sayılabileceği belirtilmektedir. Bu durum, diğer sürücünün de hukuki ve cezai sorumluluğunun doğabileceği anlamına gelir.
Yargıtay Kararları Işığında Durum
Yargıtay, bu tür kazalara ilişkin kararlarında somut olayın özelliklerini dikkatle değerlendirmektedir. Genel prensip, geçiş üstünlüğünün mutlak bir hak olmadığı ve her zaman dikkat ve özen yükümlülüğü çerçevesinde kullanılması gerektiğidir. Yüksek Mahkeme kararlarında, ambulans sürücüsünün kavşağa kontrolsüz girmesi durumunda kusurlu bulunabileceği gibi, diğer sürücünün de ambulansın uyarılarına rağmen yol vermemekte ısrar etmesi halinde sorumlu tutulacağı vurgulanmaktadır.
Örneğin, bir Yargıtay kararında, kendisine yeşil ışık yanmasına rağmen, sirenleri çalarak gelen ambulansa yol vermeyip kazaya neden olan sürücü “tali kusurlu” bulunarak cezai sorumluluğuna hükmedilmiştir. Bu, diğer sürücülerin de her koşulda dikkatli olması ve geçiş üstünlüğüne riayet etmesi gerektiğinin altını çizer.
Sonuç ve Değerlendirme
Ambulansın kırmızı ışıkta kaza yapması durumunda sorumluluk, tek bir tarafa yüklenemeyecek kadar karmaşık bir konudur. Sorumluluğun belirlenmesinde;
- Ambulansın görev halinde olup olmadığı,
- Sesli ve ışıklı uyarı sistemlerini kullanıp kullanmadığı,
- Ambulans sürücüsünün kavşağa girişte gerekli özeni gösterip göstermediği,
- Diğer sürücünün ambulansa yol verip vermediği
gibi faktörler bir arada değerlendirilir. Unutulmamalıdır ki, trafikte tüm sürücülerin temel yükümlülüğü, can ve mal güvenliğini korumaktır. Ambulanslar hayat kurtarmak için var olsa da bu, onlara diğer yol kullanıcılarının hayatını tehlikeye atma hakkı vermez. Aynı şekilde, diğer sürücüler de saniyelerin hayati önem taşıdığı bu araçlara yol verme sorumluluğunu göz ardı etmemelidir.

Anahtar Kelime : ambulanskazası

