Diş Hekiminin Hastaya Ulaşamaması Durumunda Kayıt Yükümlülüğü

Ulaşılamayan hasta kayıtları diş hekimi yükümlülüğü hasta ulasamama kayit

Diş hekimliği uygulamalarında tedavi süreci, yalnızca klinik müdahalelerden ibaret değildir. Tedavinin planlanması, uygulanması ve sonrasındaki takip süreçleri de hekimin yükümlülükleri arasında yer alır. Ancak uygulamada sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri, hastaların tedavi sürecini yarıda bırakması veya randevularına gelmeyerek hekimle iletişimi koparmasıdır. Diş hekiminin hastaya ulaşamaması durumu, tıbbi ve hukuki açıdan ciddi riskleri beraberinde getirir. Bu gibi durumlarda diş hekiminin hukuki sorumluluktan korunabilmesi için “kayıt yükümlülüğünü” eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır.

Diş Hekimi ile Hasta Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği

Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde, diş hekimi ile hasta arasındaki hukuki ilişki genellikle bir “vekalet sözleşmesi” (TBK m. 502 ve devamı) olarak kabul edilmektedir. Bazı protez veya estetik uygulamalar ise niteliği gereği “eser sözleşmesi” kapsamında değerlendirilebilmektedir. Vekalet sözleşmesinde hekim, hastanın şifası için gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Bu özen borcu, hastanın takibini yapmayı ve tedavi aksadığında gerekli uyarıları yapmayı da kapsar. Hastanın tedaviye devam etmemesi veya ulaşılamaz olması, hekimin özen borcunu ortadan kaldırmaz; aksine hekime durumu belgelendirme yükümlülüğü yükler.

Hasta Hakları Yönetmeliği ve Kayıt Tutma Zorunluluğu

Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri uyarınca, her türlü tıbbi müdahale ve sürecin kayıt altına alınması yasal bir zorunluluktur. Diş hekimi, hastanın tedaviye gelmediği, randevularını aksattığı veya kendisiyle irtibat kurulamadığı durumları detaylı bir şekilde hasta dosyasına kaydetmelidir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenen genel ispat kuralı gereğince, “herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.” Olası bir malpraktis (tıbbi uygulama hatası) davasında, tedavinin yarım kalmasında kendisinin bir kusuru olmadığını ispat yükü diş hekimindedir.

Hastaya Ulaşamama Durumunda Atılması Gereken Adımlar

Diş hekiminin hastaya ulaşamadığı durumlarda hukuki güvenliğini sağlamak adına atması gereken somut adımlar şunlardır:

  • Klinik Kayıtlarının Tutulması: Hastanın gelmediği her randevu günü ve saati, klinik yazılımında ve fiziksel hasta dosyasında “hasta randevuya gelmedi” şeklinde açıkça not edilmelidir.
  • İletişim Girişimlerinin Belgelenmesi: Hastanın kayıtlı telefon numarasının aranması, ulaşılamadıysa bunun saatiyle birlikte dosyaya işlenmesi gerekir.
  • Yazılı İletişim Kanallarının Kullanılması: Hastaya SMS, e-posta veya kayıtlı anlık mesajlaşma uygulamaları üzerinden ulaşılarak tedavinin aksamasının yaratacağı sağlık riskleri hatırlatılmalıdır. Bu mesajların ekran görüntüleri ve gönderim raporları saklanmalıdır.
  • Noter Kanalıyla İhtarname Gönderilmesi: Özellikle ortodonti veya implant üstü protez gibi zamana yayılmış ve gecikmesi halinde geri dönülemez zararlar doğurabilecek tedavilerde, hastaya noter kanalıyla resmi ihtarname gönderilmesi en güvenli yoldur. İhtarnamede, tedaviye devam edilmemesi halinde doğabilecek komplikasyonlar tıbbi gerekçeleriyle anlatılmalı ve hastaya makul bir süre verilmelidir.

Yargıtay’ın Yerleşik İçtihatlarında Hekimin Sorumluluğu

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekimlerin özen borcu oldukça yüksek bir standartta ele alınmaktadır. Yargıtay kararlarında, hastanın tedaviye uyumsuzluğunun (müterafik kusur) hekimin sorumluluğunu azaltabileceği veya tamamen kaldırabileceği belirtilmektedir. Ancak hekimin bu durumdan yararlanabilmesi, hastanın tedaviyi kendi rızasıyla ve uyarıya rağmen yarıda bıraktığını somut delillerle ispat etmesine bağlıdır. Eğer diş hekimi, hastaya ulaşmaya çalıştığını ve tedavinin aksamasının yaratacağı tehlikeleri hastaya bildirdiğini resmi veya yazılı kayıtlarla kanıtlayamazsa, ortaya çıkan olumsuz sonuçlardan müştereken sorumlu tutulabilmektedir.

Sonuç

Sonuç olarak, diş hekimliğinde hastaya ulaşamama veya hastanın tedaviyi yarıda bırakması durumunda pasif kalmak, hekim açısından ciddi tazminat riskleri doğurur. Sağlık hukukunda, yapılmayan veya eksik bırakılan her kayıt, hekimin aleyhine bir delil niteliği taşır. Bu nedenle diş hekimlerinin, ulaşılamayan hastalarla ilgili tüm iletişim girişimlerini yazılı, görsel ve gerektiğinde resmi ihtar yollarıyla kayıt altına alması, kendilerini olası hukuki uyuşmazlıklarda koruyacak en güçlü kaledir.

Ulaşılamayan hasta kayıtları diş hekimi yükümlülüğü
Anahtar Kelime : hasta ulasamama kayit

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız