Modern tıbbın ve teknolojinin gelişimi, hukuki süreçlere de yeni boyutlar kazandırmıştır. Bu yeniliklerin başında, özellikle aile hukuku alanında çığır açan DNA testi ile babalığın tespiti gelmektedir. Ancak bu süreç, kişisel verilerin en hassas kategorisinde yer alan sağlık verilerinin gizliliği ve korunması gibi temel bir hakkı da beraberinde getirmektedir. Hem hastalar hem de hekimler için bu iki önemli konunun hukuki çerçevesini anlamak büyük önem taşır.
Babalık Davaları ve DNA Testinin Hukuki Niteliği
Türk Medeni Kanunu uyarınca, çocuk ile anne arasındaki soy bağı doğumla kurulurken, baba ile soy bağının kurulması tanıma veya mahkeme kararı ile mümkün olmaktadır. Babalık davası, çocuk ile baba arasındaki soy bağının hukuken tesis edilmesi amacıyla açılan bir davadır. Günümüzde mahkemeler, babalık iddiasını aydınlatmak için neredeyse kesin sonuçlar veren DNA analizine başvurmaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, babalık gibi kamu düzenini de ilgilendiren davalarda, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için DNA testi önemli ve güvenilir bir delil olarak kabul edilmektedir.
Mahkeme Kararıyla DNA Testi ve Zorunluluk Durumu
Babalık davalarında kural olarak, hâkim, tarafların talebi olmasa dahi re’sen (kendiliğinden) DNA testi yapılmasına karar verebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, uyuşmazlığın çözümü için zorunlu ve bilimsel verilere uygun olması şartıyla, herkes soy bağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Taraflardan birinin haklı bir sebep olmaksızın bu incelemeden kaçınması durumunda, hâkim bu durumu kaçınan tarafın aleyhine bir delil olarak değerlendirebileceği gibi, incelemenin zor kullanılarak yapılmasına da karar verebilir. Bu durum, doğru sicil oluşturma ve çocuğun üstün yararı ilkelerinin bir gereğidir.
Mahkeme kararı olmaksızın, tarafların rızasıyla özel laboratuvarlarda yapılan DNA testlerinin ise babalık davasında doğrudan hukuki bir delil niteliği bulunmamaktadır. Ancak bu testler, dava açılması için bir emare olarak değerlendirilebilir. Hukuki geçerliliği olan testler, mahkemenin sevk edeceği Adli Tıp Kurumu veya yetkilendirilmiş diğer resmi kurumlar tarafından yapılanlardır.
DNA Verisi: Mahremiyet ve Hukuki Koruma
DNA verisi, bir kişinin genetik yapısını ortaya koyan, son derece hassas ve kişisel bir bilgidir. Bu nedenle, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında “özel nitelikli kişisel veri” olarak kabul edilir. Özel nitelikli kişisel veriler, diğer kişisel verilere göre çok daha sıkı koruma altındadır.
Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik, bu verilerin işlenmesi, saklanması ve aktarılmasına ilişkin usul ve esasları detaylı bir şekilde düzenlemektedir. Bu düzenlemelere göre, kişisel sağlık verileri, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın veya kanunda açıkça belirtilen istisnai haller dışında işlenemez ve aktarılamaz.
Yargılama Sürecinde Veri Gizliliğinin Sağlanması
Babalık davası sürecinde elde edilen DNA testi sonuçları da bu koruma kapsamındadır. Mahkemeler, bu verilerin gizliliğini sağlamakla yükümlüdür.
- Test sonuçları, sadece davanın tarafları ve mahkeme heyeti gibi yetkili kişilerle paylaşılır.
- Dosya içeriğini öğrenme yetkisi olmayan üçüncü kişilerin bu bilgilere erişimi engellenir.
- Sağlık hizmeti sunucuları ve laboratuvarlarda görevli personel, bu verilere ilişkin sır saklama yükümlülüğü altındadır.
- Yargılama tamamlandıktan sonra dahi bu verilerin korunması ve hukuka aykırı olarak kullanılmasının önlenmesi esastır. Nitekim, bu tür verilerin hukuka aykırı olarak ifşası, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmektedir.
Sonuç olarak, DNA testi ile babalık tespiti, soy bağının kurulmasında modern hukukun sunduğu güçlü bir araçtır. Ancak bu aracın kullanımı, kişisel verilerin ve özellikle mahremiyeti en yüksek düzeyde olan genetik verilerin korunması ilkesiyle bir denge içinde yürütülmelidir. Hukuki süreçler, bir yandan adaletin tecellisini sağlarken diğer yandan bireylerin temel hak ve özgürlüklerini, özellikle de veri gizliliği hakkını güvence altına alacak şekilde işletilmektedir.
“`

Anahtar Kelime : sağlık verileri gizliliği

