Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT), basıncı artırılmış bir kabin içerisinde hastaya %100 oksijen solutulması esasına dayanan modern bir tedavi yöntemidir. Özellikle vurgun, karbonmonoksit zehirlenmesi, diyabetik ayak yaraları gibi ciddi durumlarda hayat kurtarıcı olabilen bu yöntem, yüksek basınç ve saf oksijenin bir araya gelmesi nedeniyle doğası gereği ciddi riskler de barındırmaktadır. Bu risklerin en başında ise yangın ve patlama tehlikesi gelmektedir. Hem hastalar hem de hekimler için bu risklerin ve olası bir kaza durumunda ortaya çıkacak hukuki sorumlulukların bilinmesi hayati önem taşımaktadır.
Hiperbarik Oksijen Tedavisinin Fiziksel Koşulları ve Riskleri
Hiperbarik oksijen tedavisi, normal atmosfer basıncının 2 ila 3 katı daha yüksek bir basınç altında uygulanır. Bu ortam, oksijenle zenginleşmiş olduğu için normalde kolay alev almayan materyallerin dahi hızla tutuşmasına neden olabilir. Oksijenin kendisi yanıcı bir gaz olmasa da, yanmayı şiddetle besleyen bir elementtir. Bu nedenle, tedavi kabini (basınç odası) içerisindeki en ufak bir kıvılcım, büyük bir yangına ve hatta patlamaya yol açma potansiyeli taşır. Statik elektrik, sentetik kumaşlar, elektronik cihazlar veya hastanın beraberinde getirdiği yasaklı materyaller bu kıvılcımı tetikleyebilir.
Yangın ve Patlama Risklerine Karşı Hukuki ve İdari Düzenlemeler
Sağlık Bakanlığı, “Hiperbarik Oksijen Tedavisi Uygulanan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik” ile bu merkezlerin açılması, çalışması ve denetlenmesine ilişkin sıkı kurallar belirlemiştir. Bu yönetmelik, hem fiziki şartları hem de işletim prosedürlerini detaylı bir şekilde düzenleyerek riskleri en aza indirmeyi amaçlar. Yönetmelik uyarınca sağlık kuruluşları:
- Yangın ve patlamaya karşı gerekli tüm güvenlik önlemlerini almak zorundadır.
- Basınç odasına girecek hasta ve personelin uyması gereken kuralları belirten uyarı levhalarını görünür yerlere asmalıdır.
- Tedavi sırasında hastaların izlenmesi için gerekli teknik donanıma sahip olmalıdır.
- Çalışan personelin (sertifikalı hekim, basınç odası teknisyeni vb.) gerekli eğitim ve niteliklere sahip olmasını sağlamalıdır.
Bu kurallara uyulmaması, olası bir kaza durumunda sağlık kuruluşunun ve ilgili personelin hukuki sorumluluğunu doğuracaktır.
Hekimin ve Sağlık Kuruluşunun Hukuki Sorumluluğu
Hekim ile hasta arasındaki ilişki, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında genellikle bir vekâlet sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Bu sözleşme çerçevesinde hekim, tıbbi müdahaleyi tıp biliminin güncel standartlarına ve kurallarına uygun olarak, özenle gerçekleştirme borcu altındadır. Yargıtay, sağlık hizmetlerinde özen borcunu oldukça yüksek bir standartta yorumlamakta ve hekimin “en hafif kusurundan dahi tam sorumlu” olacağını belirtmektedir. Bu, hiperbarik oksijen tedavisi gibi yüksek riskli bir alanda hekimin ve sağlık personelinin sorumluluğunu daha da artırmaktadır.
Bir yangın veya patlama vakasında, zararın meydana gelmesinde hekimin veya sağlık kuruluşunun bir ihmali olup olmadığı araştırılır. Örneğin:
- Hastanın tedavi öncesi yeterince bilgilendirilmemesi ve onamının alınmaması (Aydınlatılmış Onam).
- Basınç odasına sokulmaması gereken (kibrit, çakmak, sentetik giysi, elektronik cihaz gibi) bir eşyanın gözden kaçırılması.
- Teknik ekipmanın bakımının ve kalibrasyonunun düzenli yapılmaması.
- Acil durum prosedürlerinin oluşturulmamış veya personele öğretilmemiş olması.
Yukarıda sayılan türden bir ihmalin varlığı halinde, ortaya çıkan bedensel zararlar veya ölüm nedeniyle hem hekim hem de işletmeci sağlık kuruluşu hakkında Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine dayalı olarak maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Sağlık kuruluşları, aynı zamanda çalıştırdıkları personelin kusurlarından da müteselsilen (zincirleme) sorumlu tutulmaktadır.
Önleyici Tedbirler ve Risk Yönetiminin Önemi
Hiperbarik oksijen tedavisi merkezlerinde yangın ve patlama riskini yönetmek, sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda hasta ve çalışan güvenliği için ahlaki bir sorumluluktur. Bu merkezlerin, Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine harfiyen uyması, personeline düzenli olarak güvenlik eğitimleri vermesi, tüm teknik donanımı periyodik olarak kontrolden geçirmesi ve hastaları tedavi riskleri ile uyulması gereken kurallar hakkında detaylıca bilgilendirmesi esastır. Hukuki sorumluluktan kaçınmanın ve en önemlisi can kayıplarını önlemenin tek yolu, riskleri proaktif bir şekilde yönetmek ve güvenlik protokollerinden asla taviz vermemektir.
“`

Anahtar Kelime : sağlık hukuku

