Hangi Durumlarda Üniversite Hastanesinden Yeni Bilirkişi Raporu İstenebilir?

Üniversite hastanesi bilirkişi raporu talebi yeni bilirkişi raporu

Giriş: Tıbbi Malpraktis Davalarında Bilirkişi Raporunun Rolü

Sağlık hukuku uyuşmazlıklarında, özellikle de tıbbi uygulama hatası (malpraktis) iddialarında, mahkemelerin uyuşmazlığı adil bir şekilde çözebilmesi için tıbbi ve teknik bilgiye ihtiyacı vardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK m. 266) uyarınca hâkim, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Malpraktis davalarında en sık başvurulan kurumların başında Adli Tıp Kurumu gelse de, bazı durumlarda bu raporlar tarafları tatmin etmeyebilir veya denetime elverişli olmayabilir. İşte bu durumlarda, alanında uzman akademisyenlerden oluşan bir üniversite hastanesi bilirkişi heyetinden yeni bir rapor talep edilmesi hukuki bir zorunluluk haline gelebilmektedir.

Hangi Durumlarda Üniversite Hastanesinden Yeni Bilirkişi Raporu İstenebilir?

Yargılama sürecinde tarafların (hasta veya hekimin) adil yargılanma hakkı kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını isteme hakkı vardır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, üniversite hastanelerinden yeni bir bilirkişi raporu talep edilebilecek temel durumlar şunlardır:

  • Raporlar Arasındaki Çelişkilerin Giderilmesi: Dava dosyasında birden fazla bilirkişi raporu bulunması ve bu raporların sonuçlarının birbiriyle çelişmesi durumunda (örneğin; bir raporun “hekim kusursuzdur, durum komplikasyondur” derken, diğer raporun veya sunulan uzman mütalaasının “hekim kusurludur” demesi), mahkeme bu çelişkiyi gidermek zorundadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu çelişkiyi gidermek amacıyla üniversite öğretim üyelerinden oluşan akademisyen bir heyetten yeni bir rapor alınmalıdır.
  • İlk Raporun Gerekçesiz, Eksik veya Bilimsel Dayanaktan Yoksun Olması: Bilirkişi raporlarının tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli olması gerekir. Eğer mevcut rapor genel ifadeler barındırıyor, somut olayın özelliklerini incelemiyor, tıbbi kayıtları tartışmıyor veya sadece soyut kanaat bildiriyorsa, HMK hükümleri gereğince rapora itiraz edilerek üniversite hastanesinden yeni bir inceleme istenebilir.
  • Multidisipliner (Çoklu Branş) İnceleme Gerekliliği: Bazı tıbbi vakalar son derece karmaşıktır ve birden fazla uzmanlık alanını ilglendirir. Örneğin; beyin cerrahisi ameliyatı sonrasında gelişen enfeksiyon ve buna bağlı nörolojik kayıpların incelenmesinde beyin cerrahı, enfeksiyon hastalıkları uzmanı ve nörologdan oluşan ortak bir heyet gerekir. Üniversite hastaneleri, bünyesinde her branştan akademik kariyer yapmış (profesör, doçent) öğretim üyelerini barındırdığı için bu tür karmaşık vakalarda en güvenilir adres olarak kabul edilir.
  • Uzman Görüşü (Mütalaası) ile Çelişki Bulunması: Taraflar, HMK m. 293 kapsamında kendi iddialarını desteklemek amacıyla uzmanından bilimsel mütalaa alıp dosyaya sunabilir. Resmi bilirkişi raporu ile bu uzman görüşü arasında açık bir çelişki varsa, adil yargılanma hakkı uyarınca bu çelişkiyi çözmek için bağımsız bir üniversite heyetinden rapor talep edilebilir.

Sürecin Hukuki Dayanakları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında hekimin sorumluluğu genel olarak vekalet sözleşmesi hükümlerine (TBK m. 506 ve devamı) veya haksız fiil sorumluluğuna (TBK m. 49) dayanmaktadır. Hekim, hastanın zarar görmemesi için tıp biliminin gerektirdiği tüm dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Bu özenin gösterilip gösterilmediğini denetleyecek olan bilirkişi raporunun da aynı düzeyde özenli ve bilimsel olması gerekir.

HMK m. 281 uyarınca, taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların tamamlanmasını veya belirsizliklerin giderilmesini mahkemeden isteyebilir ya da yeni bir bilirkişi incelemesi talep edebilirler. Mahkeme, sunulan itirazların haklılığına kanaat getirirse veya raporun hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu görürse, üniversite rektörlükleri aracılığıyla ilgili anabilim dallarından akademik bir heyet görevlendirerek yeni bir rapor temin eder.

Sonuç

Tıbbi malpraktis davalarında doğru teşhis ve tedavi kadar, hukuki sürecin de doğru yönetilmesi hayati önem taşır. Hekimlerin mesleki itibarı ve hastaların hak kayıplarının önlenmesi, ancak bilimsel güvenirliği yüksek, şüpheye yer bırakmayan bilirkişi raporlarıyla mümkündür. İlk derece mahkemesince eksik incelemeyle verilen kararlar, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları çerçevesinde “üniversite bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği” gerekçesiyle bozulmaktadır. Bu nedenle taraflar, raporlarındaki her türlü eksiklik veya çelişki durumunda üniversite hastanelerinden yeni rapor alınmasını talep etmekten çekinmemelidir.

Üniversite hastanesi bilirkişi raporu talebi
Anahtar Kelime : yeni bilirkişi raporu

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız