Sağlık sektöründe hekimler ile hastalar arasındaki ilişkiler, zaman zaman hukuki uyuşmazlıklara ve şikâyet süreçlerine konu olabilmektedir. Bir hastanın veya yakınının, hekimin tıbbi uygulamaları (malpraktis iddiaları) nedeniyle idari, cezai ya da hukuki yollara başvurması durumunda, sürecin adil bir şekilde yürütülmesi hayati önem taşır. Bu sürecin en temel unsurlarından biri, hakkında şikâyet bulunan hekimin savunma hakkı ve bu savunmayı layıkıyla yapabilmesi için ilgili dosya ve tıbbi kayıtlara erişim hakkıdır.
Anayasal Bir Güvence: Savunma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde güvence altına alınan “hak arama hürriyeti”, adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biri olan savunma hakkını da bünyesinde barındırır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenen “hukuki dinlenilme hakkı” uyarınca, davanın tarafları veya hakkında idari soruşturma yürütülen kişiler, kendileriyle ilgili iddialardan haberdar edilme ve bu iddialara karşı açıklama yapma hakkına sahiptir.
Hukuki dinlenilme hakkı, sadece mahkemeler önündeki yargılamalarda değil; Türk Tabipleri Birliği disiplin soruşturmalarında, İl Sağlık Müdürlükleri bünyesinde yürütülen incelemelerde ve Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu süreçlerinde de aynen geçerlidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, savunma hakkı kısıtlanarak veya hekimin savunması alınmadan verilen kararlar hukuka aykırıdır. Dolayısıyla, bir hasta şikâyeti sonrasında hekime savunmasını hazırlaması için yeterli süre ve imkânın tanınması anayasal ve yasal bir zorunluluktur.
Dosyaya Erişim Hakkı ve Tıbbi Kayıtların Önemi
Bir hekimin kendisine yöneltilen iddialara karşı etkin bir savunma yapabilmesi, ancak uyuşmazlık konusu tıbbi sürece ait belgelere eksiksiz ulaşabilmesi ile mümkündür. Tıbbi müdahalenin gerçekleştirildiği hastanedeki hasta dosyası, epikriz raporları, rıza formları, tahlil sonuçları ve ameliyat notları bu sürecin en somut delilleridir. Özellikle aydınlatılmış onam formları, hastaya yapılan bilgilendirmenin kapsamını ve hastanın rızasının sınırlarını göstermesi bakımından savunmanın en kritik belgelerindendir.
Hekim, hakkında açılan bir soruşturmada veya davada şu haklara sahiptir:
- Belgelerin Örneğini Talep Etme: Hekim, şikâyete konu olan tedaviye ilişkin tüm tıbbi kayıtların onaylı birer örneğini ilgili sağlık kuruluşundan veya soruşturmayı yürüten idari/adli merciden talep edebilir.
- İddiaları Eksiksiz Öğrenme: Şikâyet dilekçesinin, varsa bilirkişi raporlarının ve eklerinin kendisine tebliğ edilmesini isteme hakkı vardır.
- Uzman Görüşü Alma: Dosyadaki verileri inceleyerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında bağımsız uzmanlardan uzman görüşü (bilimsel mütalaa) alabilir ve bunu savunmasına ekleyebilir.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) Açısından Durum
Hasta kayıtları, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında “özel nitelikli kişisel veri” olarak kabul edilir. Ancak bu durum, hakkında şikâyet bulunan hekimin dosyaya erişimini engellemez. KVKK’nın istisna hükümlerine göre, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlenmesinin zorunlu olması halinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın bu veriler kullanılabilir. Hekimin savunma hakkını kullanması da hukuken korunan bir hakkın savunulması kapsamında değerlendirildiğinden, savunma sınırları içinde kalmak kaydıyla tıbbi kayıtlara erişmesi ve bunları ilgili mercilere sunması tamamen hukuka uygundur.
Hekimlerin Şikâyet Sürecinde Dikkat Etmesi Gerekenler
Hakkında şikâyet veya dava süreci başlatılan bir hekimin hak kaybına uğramaması için şu adımları izlemesi önerilir:
- Eksiksiz Tıbbi Kayıt Tutma: Yapılan tüm tıbbi işlemlerin, hastaya verilen sözlü/yazılı talimatların ve hastanın bu talimatlara uyup uymadığının (komplikasyon yönetimi dahil) eksiksiz şekilde dosyalanmış olması, savunmanın temel taşını oluşturur.
- Süreleri Kaçırmama: Savunma ve beyanda bulunma için yasal olarak tanınan sürelerin (örneğin idari soruşturmalarda genellikle tebliğden itibaren 7 veya 15 gün) takibi titizlikle yapılmalıdır.
- Profesyonel Hukuki Destek: Tıp hukuku alanında uzman bir avukatla çalışmak, sürecin usulüne uygun yürütülmesini ve hakların tam olarak korunmasını sağlar.
Sonuç olarak, hasta haklarının korunması ne kadar önemliyse, şikâyet edilen hekimin de adil bir şekilde yargılanması ve savunma hakkını kullanması o derece kritiktir. Hukukun genel ilkeleri ve yürürlükteki mevzuat, hekimlere iddialar karşısında sessiz kalmama, dosyaya erişme ve kendilerini en iyi şekilde savunma yetkisini açıkça tanımaktadır.

Anahtar Kelime : hekimin savunma hakkı

