Günümüzde sosyal medya mecraları, bilgi paylaşımının yanı sıra hekimler ve sağlık çalışanları için ciddi bir itibar riski barındıran platformlar haline gelmiştir. Hastaların tedavi süreçlerine ilişkin yapıcı eleştirileri anayasal bir hak olan ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilirken, sınırların aşılarak hakaret, iftira veya asılsız ithamlara dönüşmesi hukuki sorumluluk doğurmaktadır. Dijital mecralarda hekimlerin mesleki ve kişisel itibarına yönelik yapılan haksız saldırılar karşısında başvurulabilecek cezai ve hukuki koruma mekanizmaları bulunmaktadır.
İfade Özgürlüğü ile Kişilik Haklarının Sınırı
Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, mutlak bir hak olmayıp başkalarının şöhret ve haklarının korunması amacıyla sınırlandırılabilmektedir. Hekimlerin mesleki faaliyetlerine yönelik yapılan yorumlarda, eleştiri sınırının aşılması ve doğrudan hekimin şeref, onur ve saygınlığını zedeleyici ifadelerin kullanılması, Türk Medeni Kanunu m. 24 kapsamında kişilik haklarına saldırı teşkil eder. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekimin mesleki itibarını zedeleyen, gerçeğe aykırı ve aşağılayıcı paylaşımlar ifade özgürlüğü korumasından yararlanamaz.
Türk Ceza Kanunu Kapsamında Cezai Sorumluluk
Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen itibar saldırıları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında çeşitli suç tiplerini oluşturabilir:
- Hakaret Suçu (TCK m. 125): Bir hekime sosyal medya üzerinden onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil isnat etmek veya sövmek suretiyle hakaret edilmesi durumunda cezai süreç başlar. Suçun sosyal medya gibi kamuya açık bir mecrada işlenmesi, “aleniyet” unsuru taşıdığından cezanın artırılması sebebidir.
- İftira Suçu (TCK m. 267): Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde bir hekime hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi iftira suçunu oluşturur. Sosyal medyada asılsız iddialarla hekimi suçlamak bu kapsamda değerlendirilebilir.
Türk Borçlar Kanunu Kapsamında Tazminat Davası
Sosyal medyadaki haksız saldırılar nedeniyle mesleki saygınlığı zarar gören, hasta kaybına uğrayan veya psikolojik olarak yıpranan hekimler, maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Aynı kanunun 58. maddesi kapsamında ise kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat talebinde bulunabilir. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında kabul edildiği üzere, hekimlerin toplum nezdindeki güvenilirliğinin ve mesleki kariyerinin zedelenmesi durumunda, failin ekonomik durumu ve ihlalin ağırlığı ölçüsünde tatmin edici bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Delillerin Tespiti ve Erişimin Engellenmesi Süreci
Hukuki sürecin başarıyla yürütülebilmesi için dijital delillerin zaman kaybetmeden hukuka uygun şekilde tespiti hayati önem taşır. Sosyal medyadaki paylaşımlar kolaylıkla silinebildiğinden, şu adımların izlenmesi önerilir:
- Ekran Görüntüsü ve URL Tespiti: Paylaşımın yapıldığı profilin kullanıcı adı, paylaşım tarihi ve tam internet adresi (URL) net şekilde görülecek şekilde ekran görüntüleri alınmalıdır.
- Noter e-Tespit Uygulaması: Türkiye Noterler Birliği’nin sunduğu e-tespit sistemi kullanılarak, ilgili sosyal medya içeriğinin silinme ihtimaline karşı resmi olarak tespiti sağlanmalıdır.
- Erişimin Engellenmesi ve İçeriğin Çıkarılması: 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Kanunu’num 9. maddesi uyarınca, kişilik hakları ihlal edilen hekim, Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak içeriğin çıkarılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilir.
Sonuç olarak, sosyal medyada hekimlere yönelik gerçekleştirilen asılsız iddialar ve hakaretler cezasız kalmamaktadır. Hekimler, mesleki itibarlarını korumak adına hem adli merciler nezdinde şikayet hakkını kullanmalı hem de tazminat davaları ile haklarını aramalıdır. Bu süreçlerin hak kaybına uğramadan profesyonel bir şekilde yönetilmesi için uzman bir sağlık hukuku avukatından destek alınması büyük önem arz etmektedir.

Anahtar Kelime : hekim itibar saldırısı

