Tam Yargı Davası Doktor Hatası Tazminat: Görevli–yetkili Mahkeme Ve Dava Yolu Rehberi

Sağlık hukuku dava rehberi doktor hatası

Tıbbi uygulama hataları, hem hastalar hem de hekimler için karmaşık ve hassas bir hukuki süreç olan malpraktis davalarını gündeme getirebilir. Bu süreçte zarara uğrayan tarafın maddi ve manevi kayıplarının telafisi için açılan tam yargı davaları, doğru mahkemede ve doğru usullerle açılması gereken davalardır. Bu rehber, doktor hatası (tıbbi malpraktis) nedeniyle açılacak bir tam yargı davasında görevli ve yetkili mahkemenin nasıl belirleneceği ve dava sürecinin temel adımları hakkında bilgilendirme amacı taşımaktadır.

Doktor Hatası (Malpraktis) Davasında Görevli Mahkeme Neresidir?

Tıbbi malpraktis nedeniyle açılacak tazminat davalarında görevli mahkemenin belirlenmesindeki en kritik ayrım, sağlık hizmetinin bir kamu kurumu tarafından mı yoksa özel bir sağlık kuruluşu/bağımsız bir hekim tarafından mı sunulduğudur. Bu ayrım, davanın hangi yargı kolunda (idari yargı veya adli yargı) görüleceğini belirler.

Kamu Hastanelerine Karşı Açılacak Davalar: İdare Mahkemeleri

Devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri (vakıf üniversiteleri dahil), araştırma hastaneleri veya aile hekimlikleri gibi kamu sağlık kuruluşlarında meydana gelen doktor hatalarında, idarenin hizmet kusurundan bahsedilir. Bu durumlarda açılacak olan maddi ve manevi tazminat davaları “tam yargı davası” olarak nitelendirilir ve görevli mahkeme İdare Mahkemeleridir. Kamu görevlisi statüsündeki doktorlara veya sağlık personeline karşı doğrudan adli yargıda dava açılamaz; dava, hizmet kusurunu işleyen idareye, yani ilgili kamu kurumuna (Örn: Sağlık Bakanlığı) karşı yöneltilmelidir.

Özel Hastane veya Bağımsız Hekimlere Karşı Açılacak Davalar: Tüketici Mahkemeleri

Özel bir hastanede, klinikte veya muayenehanesinde bağımsız olarak çalışan bir doktordan sağlık hizmeti alınması durumunda, hasta ile sağlık kuruluşu/hekim arasında bir sözleşme ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu ilişki, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında genellikle “vekâlet sözleşmesi” veya estetik operasyonlar gibi durumlarda “eser sözleşmesi” olarak kabul edilir. Bu tür durumlarda ortaya çıkan tıbbi uygulama hatalarından kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir. Eğer uyuşmazlık, hekimin zorunlu mesleki sorumluluk sigortasından kaynaklanıyorsa, sigorta şirketine karşı açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olacaktır.

Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Görevli mahkeme belirlendikten sonra, davanın coğrafi olarak nerede açılacağını ifade eden “yetkili mahkeme”nin tespiti gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki genel ve özel yetki kuralları burada devreye girer. Tıbbi malpraktis davalarında genel yetki kurallarına ek olarak çeşitli seçenekler mevcuttur:

  • Haksız Fiilin İşlendiği Yer Mahkemesi: Tıbbi müdahalenin yapıldığı hastanenin veya kliniğin bulunduğu yer mahkemesi.
  • Zararın Meydana Geldiği Yer Mahkemesi: Hatalı müdahale sonucu zararın ortaya çıktığı yer mahkemesi (bu yer, müdahalenin yapıldığı yerden farklı olabilir).
  • Zarar Görenin (Hastanın) Yerleşim Yeri Mahkemesi: Davacı olan hastanın ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi.

İdari yargıda ise tam yargı davalarında yetkili mahkeme, genellikle zararı doğuran idari eylemin gerçekleştiği yerdeki idare mahkemesidir.

Tam Yargı Davası Açma Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

İdari Yargıda Dava Yolu (Kamu Hastaneleri)

Kamu hastanelerindeki bir hata nedeniyle tam yargı davası açmadan önce, İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) gereğince idareye yazılı olarak başvurarak uğranılan zararın tazmininin talep edilmesi zorunludur. Bu başvuru, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde eylemin üzerinden 5 yıl içinde yapılmalıdır. İdarenin bu talebi reddetmesi veya 60 gün içinde cevap vermeyerek zımnen reddetmesi halinde, bu tarihten itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesi’nde tam yargı davası açılabilir.

Adli Yargıda Dava Yolu (Özel Hastaneler)

Özel hastaneler ve bağımsız hekimlere karşı açılacak tüketici davalarında, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak bir dava şartıdır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde, bu durumun tutanakla tespit edilmesinin ardından Tüketici Mahkemesi’nde dava açılabilir. Haksız fiile dayanan davalarda zamanaşımı süresi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır. Sözleşmeye dayalı taleplerde ise genel zamanaşımı süresi uygulanabilir.

Önemli Not: Bu makale, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olay kendi özel şartları içinde değerlendirilmelidir. Hak kayıplarını önlemek adına, bir sağlık hukuku avukatından profesyonel destek alınması önemle tavsiye edilir.

Sağlık hukuku dava rehberi doktor hatası
Anahtar Kelime : sağlık hukuku doktor hatası

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız