Yurt Dışında Tedavi Olup Türkiye’De Takip Edilen Hastalar

Bilgilendirilmiş onam formu imzalanıyor

Günümüzde, hastaların farklı tedavi olanakları veya ileri tıp teknolojileri için yurt dışındaki sağlık kuruluşlarını tercih etmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Ancak yurt dışında başlayan bir tedavi sürecinin Türkiye’de devam ettirilmesi, hem hastalar hem de takip sürecini üstlenen hekimler için önemli hukuki sorumlulukları beraberinde getirmektedir.

Yurt Dışında Başlayan Tedavinin Türkiye’deki Hukuki Geçerliliği

Yurt dışında uygulanan bir tedavi veya teşhisin Türkiye’deki takibi, hastanın yurt dışından getirdiği tıbbi dokümanlar (epikriz, raporlar, tetkik sonuçları vb.) üzerinden yürütülür. Sağlık Bakanlığı mevzuatı, bu belgelerin Türkiye’de usulüne uygun şekilde incelenerek kabul edilmesine olanak tanır. Ancak tedavinin takibini üstlenen Türk hekimin sorumluluğu, bu noktada başlar ve oldukça geniştir.

Takibi Üstlenen Hekimin Hukuki Sorumluluğu

Türkiye’deki hekim, hastanın yurt dışında gördüğü tedaviyi devraldığında, adeta yeni bir tedavi sürecine başlamış gibi kabul edilir. Bu süreçte hekimin hukuki sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri ve sağlık hukukunun yerleşik ilkeleri çerçevesinde şekillenir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre hekimin özen yükümlülüğü, hastanın tıbbi geçmişini eksiksiz değerlendirmeyi, mevcut durumu tıp biliminin güncel standartlarına göre analiz etmeyi ve en uygun takip ve tedavi planını oluşturmayı kapsar. [7, 18]

Hekim, yurt dışındaki meslektaşının teşhis veya tedavisine tamamen bağlı kalmak zorunda değildir. Aksine, hastanın durumunu yeniden değerlendirmeli, gerekli görürse ek tetkikler istemeli ve tedavi planını bu doğrultuda güncellemelidir. Önceki tedavide bir hata veya eksiklik olduğunu tespit ederse, bu durumu hastaya bildirmek ve doğru tedaviye yönlendirmekle yükümlüdür.

  • Özen Yükümlülüğü: Hekim, hastanın durumunu değerlendirirken ve tedavi planlarken mesleki standartların gerektirdiği tüm dikkati ve özeni göstermek zorundadır. [18] En hafif kusurun dahi hekimin sorumluluğuna yol açabileceği Yargıtay kararlarında sıkça vurgulanmaktadır. [18]
  • Sır Saklama Yükümlülüğü: Hastanın yurt dışındaki tedavi sürecine ilişkin tüm bilgi ve belgeler, hasta mahremiyeti kapsamında gizli tutulmalıdır.
  • Kayıt Tutma Yükümlülüğü: Türkiye’deki takip sürecine ilişkin tüm tıbbi işlemlerin eksiksiz ve düzenli olarak kayıt altına alınması yasal bir zorunluluktur.

Aydınlatılmış Onamın Rolü ve Önemi

Yurt dışında tedaviye başlamış olsa dahi, Türkiye’de yapılacak her yeni müdahale, tetkik veya tedavi değişikliği için hastadan mutlaka “aydınlatılmış onam” alınması gerekir. [3, 4] Aydınlatılmış onam, hastanın anlayabileceği bir dilde; [6]

  • Mevcut sağlık durumu,
  • Önerilen takip ve tedavi yönteminin ne olduğu,
  • Bu yöntemin başarı şansı, riskleri ve olası komplikasyonları, [4]
  • Alternatif tedavi yöntemleri ve bu yöntemlerin de risk ve faydaları

hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirilmesi ve bu bilgilendirme sonrası hastanın tedaviye özgür iradesiyle rıza göstermesi anlamına gelir. [4, 8] Yargıtay kararlarına göre, sadece standart onam formlarının imzalatılması yeterli değildir; aydınlatmanın hastaya özel, spesifik ve anlaşılır olması esastır. [4, 8] Yurt dışındaki tedavinin komplikasyonları hakkında hastayı bilgilendirme yükümlülüğü de Türkiye’deki hekime aittir. [4]

Komplikasyon ve Tıbbi Hata (Malpraktis) Ayrımı

Tedavi sürecinde ortaya çıkan her olumsuz sonuç, hekim hatası (malpraktis) anlamına gelmez. Tıp biliminin kabul ettiği riskler dahilinde gelişen ve hekimin özen yükümlülüğüne uymasına rağmen ortaya çıkan istenmeyen durumlara komplikasyon denir. Ancak hekimin standart uygulamayı yapmaması, bilgi ve beceri eksikliği veya özensizliği sonucu hastanın zarar görmesi tıbbi hata olarak kabul edilir. [14, 11]

Yurt dışındaki tedaviden kaynaklanan bir komplikasyonun Türkiye’de yönetilmesi sürecinde, takip eden hekimin sorumluluğu başlar. Komplikasyonun kötü yönetilmesi veya zamanında ve doğru müdahale edilmemesi, hekimin hukuki ve cezai sorumluluğuna yol açabilir. Bu nedenle, Türkiye’deki hekim, yurt dışından gelen hastanın olası risklerini öngörmeli ve bu risklere karşı hazırlıklı olmalıdır.

Hastalar ve Hekimler İçin Öneriler

Hastalar; yurt dışında gördükleri tedaviye ilişkin tüm belgelerin (epikriz, raporlar, faturalar, onam formları) eksiksiz bir kopyasını almalı ve Türkiye’deki hekime eksiksiz sunmalıdır. Tedavi sürecinin her aşamasında hekime soru sormaktan ve bilgi almaktan çekinmemelidir.

Hekimler; yurt dışından gelen hastayı yeni bir vaka olarak ele almalı, tüm tıbbi geçmişi dikkatle incelemeli, aydınlatılmış onam sürecini titizlikle işletmeli ve tüm takip sürecini detaylı bir şekilde kayıt altına almalıdır. Şüphede kaldıkları veya riskli gördükleri durumlarda konsültasyon istemekten kaçınmamalıdır.

“`
Bilgilendirilmiş onam formu imzalanıyor
Anahtar Kelime : bilgilendirilmişonam

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız