Hukuki süreçlerde, özellikle kişisel yaralanma, trafik kazaları, iş kazaları ve tıbbi uygulama hatalarından (malpraktis) kaynaklanan tazminat davalarında, müvekkillerin sağlık kayıtlarına erişilmesi davanın seyri açısından büyük önem taşır. Ancak bireylerin mahremiyeti ve temel hakları kapsamında korunan tıbbi belgelerin paylaşılması, sıkı yasal sınırlamalara tabidir. Bu noktada en çok merak edilen sorulardan biri şudur: Avukata sağlık verisi verilmesi için genel vekâletname yeterli mi? Bu sorunun yanıtı, hem hak kaybı yaşamak istemeyen hastaları hem de hukuki ve cezai sorumluluk altına girmek istemeyen hekimler ile sağlık kuruluşlarını doğrudan ilgilendirmektedir.
Hukuki Sınıflandırma: Sağlık Verisi Neden Özel Korunur?
Kişisel verilerin korunması, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı 20. maddesi kapsamında anayasal güvence altındadır. Bu hakkın detayları ise 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile düzenlenmiştir. KVKK çerçevesinde veriler genel olarak ikiye ayrılır. Kişinin sağlık geçmişi, tahlil sonuçları, epikriz raporları, geçirdiği ameliyatlar ve hatta ruhsal durumuna ilişkin bilgiler “özel nitelikli kişisel veri” (hassas veri) kategorisinde yer alır.
Kanun’un genel ilkelerine göre, özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi ve üçüncü kişilere aktarılması, kural olarak ilgili kişinin “açık rızası” bulunmadığı sürece yasaktır. Sağlık verilerinin bu derece hassas kabul edilmesi, avukat-müvekkil ilişkisinde de genel kuralların ötesinde özel bazı şartların aranmasını zorunlu kılmaktadır.
Yönetmelik ve Yargı Kararları Işığında Özel Yetki Şartı
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik, bu tartışmaya son noktayı koymuştur. Yönetmeliğin “Sağlık verilerine avukatların erişimi” başlıklı maddesinde şu emredici hükme yer verilmiştir:
- Avukatlar, müvekkillerinin sağlık verilerini genel vekâletname ile talep edemezler.
- Müvekkile ait sağlık verilerinin avukata aktarılabilmesi için, noterlikçe düzenlenen vekâletnamede ilgili kişinin özel nitelikli kişisel verilerinin işlenmesine ve aktarılmasına ilişkin açık rızasını gösteren özel bir hükmün bulunması zorunludur.
Danıştay ve idari yargı organlarının yerleşik içtihatlarında da bu durum açıkça onaylanmaktadır. Yargı kararlarında, avukatların mesleki faaliyeti kapsamında bilgi ve belge toplama yetkisi (1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 2) kabul edilmekle birlikte, sağlık verileri gibi hassas verilerin korunmasının bireyin kişilik haklarıyla sıkı sıkıya bağlı olduğu vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, sadece “davaları takip etmeye, her türlü kurumdan belge istemeye” yetki veren standart bir genel vekâletname, hastanelerden tıbbi kayıtları almak için yasal olarak yeterli kabul edilmemektedir.
Hekimler ve Sağlık Kuruluşları İçin Riskler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Hekimler ve sağlık kurumu yöneticileri, veri sorumlusu sıfatıyla hastaların verilerini korumakla yükümlüdür. Bir avukatın, müvekkili adına sadece genel bir vekâletname sunarak talep ettiği tıbbi kayıtları paylaşmak, sağlık personeli için ciddi hukuki riskler doğurur:
- KVKK İdari Para Cezaları: Açık rıza veya özel yetki olmaksızın sağlık verilerinin aktarılması, idari para cezası yaptırımına yol açabilir.
- Cezai Sorumluluk: Türk Ceza Kanunu uyarınca, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu kapsamında hapis cezası yaptırımı gündeme gelebilir.
- Tazminat Yükümlülüğü: Verilerin usulsüz paylaşımı nedeniyle hastanın uğradığı manevi zararların tazmini talep edilebilir.
Bu nedenle sağlık profesyonelleri, kendilerine ibraz edilen vekâletnamelerde “özel nitelikli kişisel verilerin/sağlık verilerinin talep edilmesi, işlenmesi ve aktarılması” hususunda açıkça verilmiş bir özel yetki olup olmadığını titizlikle incelemelidir.
Hastalar İçin Yol Haritası
Hak kaybı yaşamak istemeyen ve davalarının hızlıca sonuçlanmasını hedefleyen hastaların, noter kanalıyla avukatlarına vekâletname çıkartırken sağlık verilerinin araştırılması, toplanması ve ilgili kurumlardan talep edilmesi hususunda açık rızalarını içeren özel yetki maddesini vekâletname metnine ekletmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde, davanın en önemli delili olan tedavi evraklarının toplanması süreci gecikecektir.
Sonuç
Sağlık verileri, mahremiyet hakkının en hassas halkasını oluşturur. Yasal mevzuat ve yüksek mahkeme içtihatları çerçevesinde, avukata sağlık verisi verilmesi için genel vekâletname kesinlikle yeterli değildir. Vekâletnamede, sağlık verilerinin işlenmesine ve aktarılmasına onay veren özel bir ibarenin yer alması yasal bir zorunluluktur. Sağlık çalışanlarının da cezai ve idari yaptırımlarla karşılaşmamak adına bu kurala azami özen göstermesi gerekmektedir.

Anahtar Kelime : vekaletname saglik verisi

