Modern tıp eğitiminde, cerrahi tekniklerin genç hekimlere aktarılması ve bilimsel kongrelerde olguların sunulması, mesleki gelişimin en dinamik unsurları arasında yer almaktadır. Ancak tıp biliminin ilerlemesi için duyulan bu vazgeçilmez ihtiyaç, hukukun en hassas koruma alanlarından olan “hasta mahremiyeti” ve “kişisel verilerin korunması” ilkeleri ile karşı karşıya gelebilmektedir. Bir hekimin veya sağlık kuruluşunun, tedavi ettiği hastaya ait ameliyat fotoğraflarını eğitim ve bilimsel amaçlarla kullanıp kullanamayacağı hususu, hem hekimler hem de hastalar açısından kritik hukuki sınırlar barındırmaktadır.
Hasta Fotoğraflarının Hukuki Niteliği
Hukuki açıdan bakıldığında, bir hastanın ameliyat esnasında, öncesinde veya sonrasında çekilen fotoğrafları sıradan birer görsel materyal değildir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) m. 6 uyarınca, kişilerin sağlık verileri “özel nitelikli kişisel veri” kapsamında sınıflandırılmıştır. Hastanın beden bütünlüğünü, ameliyat bölgesini veya kimliğini doğrudan ya da dolaylı olarak tanımlamaya yarayabilecek ayırt edici fiziksel özellikleri (yüz hatları, dövmeler, doğum lekeleri) gösteren her türlü fotoğraf, özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilir.
Bununla birlikte, Anayasa ile koruma altına alınan özel hayatın gizliliği ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 49 kapsamında kişinin kendi resmi üzerindeki hakkı, kişilik haklarının ayrılmaz bir parçasıdır. Dolayısıyla, hastanın rızası olmaksızın bu fotoğrafların kaydedilmesi, sunumlarda gösterilmesi veya akademik yayınlarda paylaşılması, doğrudan kişilik haklarına yönelik bir tecavüz niteliği taşır.
Eğitim ve Bilimsel Amaçlı Kullanımda Yasal Koşullar
Tıp eğitiminde veya bilimsel makalelerde hasta görsellerinin kullanılması mutlak surette yasaklanmış değildir; ancak bu kullanımın hukuka uygun kabul edilebilmesi için mevzuatın öngördüğü iki temel koşuldan birinin yerine getirilmesi şarttır:
1. Belirli ve Sınırlı Açık Rıza (Aydınlatılmış Onam)
Eğitim amaçlı kullanılacak olan ameliyat fotoğrafında hastanın kimliği herhangi bir şekilde anlaşılabiliyorsa, mutlaka hastadan önceden alınmış yazılı bir açık rıza bulunmalıdır. KVKK ve Sağlık Bakanlığı’nın yürürlükteki mevzuatı çerçevesinde bu onamın geçerli olabilmesi için şu şartları taşıması gerekir:
- Aydınlatılmış Olma: Hastaya, fotoğrafın tam olarak hangi eğitim mecrasında (ders, kongre sunumu veya akademik kitap) kullanılacağı açıkça anlatılmalıdır.
- Sınırlılık: Ameliyattan önce alınan rıza, sadece belirlenen eğitim veya bilimsel çalışma kapsamıyla sınırlı olmalıdır; ucu açık genel onamlar geçersizdir.
- Özgür İrade: Hastanın, tedavi hizmeti alırken herhangi bir baskı altında kalmadan tamamen serbest iradesiyle onay vermiş olması zorunludur.
2. Kusursuz Anonimleştirme
Fotoğraf üzerinde hastanın kimliğini açığa çıkaracak tüm unsurların tamamen ortadan kaldırılması durumunda “anonimleştirme” gerçekleşmiş olur. Ameliyat fotoğrafı kişinin yüzünü veya ayırt edici bir izini içermiyorsa, veri artık “kişisel veri” vasfını yitirir. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, anonimleştirme işleminin kusursuz yapılması gerekmektedir. Fotoğrafın çekildiği açı veya vaka geçmişiyle birleştirildiğinde hastanın kimliği yakın çevresi tarafından dahi anlaşılabiliyorsa, hukuka uygun bir anonimleştirmeden söz edilemez ve rıza şartı geçerliliğini korur.
Yargıtay Kararları ve Mevzuat Işığında Sorumluluklar
Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı hasta mahremiyeti yönergeleri uyarınca, ameliyathanelerde görsel kayıt alınması son derece hassas kurallara tabidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihat prensiplerine göre; hastanın rızası hilafına veya rızasının sınırları aşılarak fotoğraflarının kullanılması, kişilik haklarının ağır bir ihlali olarak kabul edilmektedir. Bu tür ihlaller durumunda hekimler ve sağlık kuruluşları aleyhine TBK m. 56 uyarınca manevi tazminat sorumluluğu doğabilmektedir. Ayrıca, yetkisiz ve rızasız veri paylaşımı Türk Ceza Kanunu kapsamında adli soruşturmalara da zemin hazırlayabilmektedir.
Sonuç ve Öneriler
Tıp biliminin ilerlemesi adına ameliyat fotoğraflarının kullanılması meşrudur; ancak bu durum ancak hukuki güvenceler tahtında gerçekleştirilebilir. Hekimlerin sözlü rızalara güvenmeyip, her görsel paylaşımı için ayrıntılı, yazılı ve konuya özgü onam formları düzenlemesi gerekmektedir. Hastalar ise tedavi süreçlerinde eğitim amaçlı dahi olsa fotoğraf paylaşımına onay vermek zorunda olmadıklarını ve verdikleri rızayı diledikleri zaman geri çekebileceklerini unutmamalıdır.

Anahtar Kelime : ameliyat fotoğrafı eğitim

